Yazan
Mesaj

m.satır
SURİYE UYRUKLUNUN TAŞINMAZINDA İMAR UYGULAMASI

İlgi :“Mehmetgunesli” rumuzu ile yapılan 20/02/2012 tarihli katılım.
21.02.2012
Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 07/12/2005 tarih ve 2005/11631 esas, 2005/12996

karar sayılı kararında: “...14.2.1942 tarih 2/17317 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile

de muvazaalı temliklerin, önlenmesi yönünden Suriye uyruklu kişilerin,

borçlarından dolayı malları üzerinde haciz konarak satışlarının yapılabilmesi

yasaklanmıştır. 18.11.1957 tarih 4/9697 Sayılı kararname ise, Suriye uyrukluların,

paydaşı olduğu taşınmazların rızaen taksimlerini yasaklamış ancak mahkeme

eliyle şuyuun izalesine imkan vermiştir. Bunun yanında Medeni Kanunun 650 ve

655.maddesine göre temliken tescilleri önlenmiştir. Son olarak 17.10.1966

tarihinde yürürlüğe giren 1.10.1966 gün 6/7104 Sayılı Kararname ile de, Suriye

uyrukluların mallarına Devletçe el konmuştur. Kısaca belirtmek gerekirse Suriye

uyrukluların mallarının mülkiyeti 1966 tarihine kadar Devlete geçmemiş ise de,

bu malların gerek mal sahibinin iradesi, gerekse iradesi dışında özel kişilere

geçmesi önlenmiş, onlara vaziyet edilmiş üzerlerinde gittikçe artan bir hakimiyet

kurulmuş, sonunda da söz konusu kararname ile fiilen el konulmuştur. Diğer bir

anlatımla 1.10.1966 tarihinden önce ilerde Devlete geçeceği düşünülerek Suriye

uyrukluların malları denetim altına alınmıştır. (Hukuk Genel Kurulunun 15.4.1992

tarih 992/7-174-245 Sayılı, 4.12.1991 tarih 991/16-539-624 sayılı kararı) O halde,

yukarıda değinilen ilke ve yasal düzenlemeler çerçevesinde somut olay

değerlendirildiğinde davacı Hazinenin davada aktif dava ehliyetinin bulunmadığı

söylenemez...” denilmektedir.

Yargıtay kararındaki anlatıma göre; Maliye Hazinesinin itiraz hakkı bulunmakla

beraber; bu uygulama talebe bağlı ifraz veya rizai taksim veya temliken tescil

olmadığına göre, itiraz merciinin konunun bu yönünü göz önüne alacağını ve imar

uygulamasının Kararnamede belirtilen yasak kapsamında olmadığını

kusem
Merhaba,

İmar planına göre rekreasyon alanında kalan ve iki parselin tevhidi sonucu oluşan,
21.02.2012
bir cephesi göle sıfır bir cephesi de ana yola sıfır olan 59618,53 m2'lik tarla vasıflı

bir parselde ifraz işlemi yapılmak isteniyor. Belediye encümen kararı alınmış ve

belediye imar kanununun 15 ve 16.maddelerine göre parselin ifrazında sakınca

görmemiş. Yaptığım araştırmalar sonucunda rekreasyon alanlarında yapılacak

ifrazlarla ilgili net bir bilgiye ulaşamadım. Bu alanlarda yapılacak ifrazın koşulları

ne olmalıdır?

özgür çifci
Hocam merhabalar: Evvelliyatı 3194 sayılı İmar Kanununun 15 ve 16 .maddelerine

göre yola terki yapılmış bir yerde (terk edilen alan 7400 m2) daha sonra belediye
21.02.2012
bu yerde plan tadilatı ile 3400 m2 lik kısmı belediye hizmet alanı olarak planlıyor.

1- İmar planında belediye hizmet alanı olarak ayrılmış bu yeri belediye ihdas

folyesi hazırlayarak ihdas edebilir mi? (terki yapan kişilerden muvafakat almak

gerekir mi)

Bu yer 18.madde uygulaması ile oluşmadığından eşdeğer bir alan ayrılmasına

gerek olmadığını düşünüyorum.

2- Tapu belediye tarafından hazırlanan bu ihdas folyesini tescil etmesinde bir

sakınca varmı dır? veya nasıl bir yol izlemelidir.

Sayfa 218 of 298
Żlk Önceki Sonraki Son