Yazan
Mesaj

yusufevran
İptal olan imar uygulaması;

2001 yılında bir bölge için yeni imar planı yapılıyor ve 2002 yılında bu bölgeyi
15.10.2010
kapsar şekilde imar uygulaması yapılıyor. 2009 yılında yapılan imar uygulaması

iptal edildi. 2010 yılında ise imar planı iptaline dayanılarak imar uygulamasının

tamamı iptal edildi. Belediyenin yeniden imar planı ve uygulaması teknik açıdan

mümkün değil. İlgili Belediye imar uygulamasını geri kadastrol parsellere

dönüştürmek üzere çalışma başlattı.

Burada esas sormak istediğim şu:

Düzenleme sonucu oluşmuş parseller arasından üç adet parselin bulunduğu

alanda 2005 yılında imar planı değişikliği ile akaryakıt istasyonu alanı tesis

edilmiştir. Bu işlem yapılırken parselin bir tanesinden de 660 m2'lik bir yol tarım

alanına geçiş için bırakılmıştır. 15, 16 madde uygulamsı ile parseller tevhid

edilerek 660 m2 lik kısım parsel maliği tarafından rızai olarak bedelsiz terk

edilmiştir. Yapılacak geri dönüşüm işleminde imar planında 2. bir değişiklik

yapılarak (akaryakıt istasyonu ve yol) - (bu işlemle ilgili iptal kararı yok. zemin teşkil

eden imar planında iptal kararı var) yapılan bu tevhid yola terk işleminde terk

edilen kısmın geri dönüşüm esnasında ilk kadastrol parseline yine ilk malik adına

tinan
Köy yerleşik alanı içerisinde kalan bir parsel üzerine yapılacak binamın ruhsatı için

İmar Müdürlüğüne başvurada bulundum. İlgililer tarafından bana verilen cevapta;
15.10.2010
parselimin önünde bulunan yaklaşık 3 metre genişliğindeki eski değirmen arkı

nedeniyle, yola direk cephesinin olmadığı ve bu nedenle de inşaat için ruhsat

verilemeyeceği belirtilmiştir.

Çözüm olarak; ya buranın parselimin önünde kalan kısmını tescil ettirip Hazineden

ihale ile almam ve daha sonrada tevhid işlemine tabi tutarak cephe kazanmam

gerektiği ya da "geçit hakkı" için Mahkemede dava açmam gerektiği ifade

edilmiştir.

Ancak, bu hususta yaptığım araştırmalar ile konuya vakıf kişilerce yapılan

yorumlardan birinci seçeneğin tercih edilmesi halinde; bunun en az 1-2 yıl

sürebileceği gibi garantisi olmaması nedeniyle bunun fazlaca pratik bir yöntem

olmadığı kanaatine varmama neden oldu.

İkinci seçenek, pek çok kişi tarafından makul karşılanmakla beraber, parselimin

önünden yola paralel olarak geçen 'arka' karşı, tescilli olmaması nedeniyle dava

açılıp açılamayacağı yönünde çelişkili görüşler ifade edilmiştir. Ve alternatif görüş

olarak da parselimin arka cephesinde bulunan yaklaşık 100 metre uzaklıktaki yola

kavuşmam için geçiş hakkına dair dava açmam önerilmektedir.

İşin ilginci benim zaten 'Bürz' koyarak kullanmakta olduğum bir yol ve cepheye

sahip olmama rağmen ısrarla yeni bir cephe bulma zorunluluğunda olmam ve

bunun sebebinin de sadece MEVZUAT'ta açık olarak tanımlanmamış olmasında

kaynaklandığını sanıyorum.

Elbette yasalara uymak zorundayız ama benim durumum da uygulanacak olan

mevzuatta sanki bir netlik yokmuş gibi geliyor. Sizden ricam bu konuyu irdelemeniz

ve 08.10.2010 tarihinde size benim durumuma ilişkin olarak gönderilen mesaja da

bir cevap vermeniz. (Şayet bir cevap verdiyseniz bile ben göremedim ki öyleyse

özür dilerim.)

Kısa mesaj Özeti; (vatandaşımızın dosyasını incelediğimizde; söz konusu parselin

çapında parselin direkt olarak kadastral yola cepheli olmadığı kullanılmayan bir

değirmen arkına cephesinde sonra yolun başladığı tespit edilmiştir. Bu

kullanılmayan değirmen arkı ruhsat vermemize engel teşkil eder mi? Parsel yola

cepheli kabul edilebilir mi?)

Sayfa 114 of 298
Żlk Önceki Sonraki Son