Yazan
Mesaj

gurseldortgoz
SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA VAKIFLARININ TAPU İŞLEMLERİ

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları, 3294 sayılı kanunun amacına uygun
21.03.2012
çalışmalar yapmak ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara nakdi ve ayni yardımda

bulunmak üzere her il ve ilçede kurulmuştur.

Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğünün taşradaki faaliyetleri Türkiye çapında 973 il

ve ilçede her ilde vali ve her ilçede kaymakam başkanlığında oluşturulmuş Sosyal

Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları aracılığıyla yürütülmektedir. Böylece bu

Vakıflar, devlet ile yoksul vatandaşlar arasında sosyal yardımların doğrudan ve en

kısa sürede vatandaşa ulaştırılması açısından bir köprü görevi görmektedirler.

Vakıfların karar organları, "Vakıf Mütevelli Heyeti"dir. Bu vakıflar Özel Hukuk Tüzel

Kişiliğini haizdirler.

Vakfın ildeki temsilcisi vali, ilçede ise kaymakamdır.

Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının tapu işlemlerinde vali veya

kaymakamın işleme katılması halinde yetki belgesi aramaya gerek yoktur. Vali

veya kaymakam yetki yazısı düzenleyerek başkalarına tapu işlemi yapma yetkisi

verebilir. Yapılacak tapu işlemi için vakıf mütevelli heyeti kararının da ibrazı

gereklidir. Gürsel Öcal DÖRTGÖZ

gurseldortgoz
ŞUFA HAKKININ KULLANIM SÜRESİ

Şufa hakkı, satışın yapıldığının öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halükarda
22.03.2012
satışın tapuya tescili tarihinden itibaren iki yıl içinde kullanılmalıdır. Bu süreler

geçmiş ise o satış için şufa hakkı sona ermiş olur. Ancak yeniden satış yapıldığında

bu yeni satışa karşı eskiden şufa hakkını kullanmayan hissedarın şufa hakkı

yeniden doğar.

Bir taşınmazda hisse alacak kişinin tapu işleminden önce veya sonra diğer

hissedarlara durumu sorma veya onların muvafakatını alma mecburiyeti yoktur.

Satıştan sonra onlara burayı satın aldığını ihbar etmek zorunda da değildir. Ancak

alıcı işlemden sonra böyle bir ihbar yaparsa şufa hakkı kullanım süresini iki yıldan

m.satır
HİSSELİ SATIŞ YAPILABİLMESİ İÇİN CİNS DEĞİŞİKLİĞİ YAPILMASI KONUSU

İlgi :”Yeni_Tapucu” kullanıcı adıyla yapılan 22/03/2012 tarihli katılım.
24.03.2012
Genel Müdürlüğümüz Tapu Dairesi Başkanlığınca oluşturulan hisseli satışlarla

ilgili genelge taslağı ile ilgili olarak Bölge Müdürlüğümüzde yapılan, görüşlerin

ortaya konacağı istişare toplantısı yapıldı ve verimli bir çalışma oldu. Uygulamada

tereddüt doğuracak konular üzerinde durulup, bu konuda tespitler ve öneriler

yapıldı.

Bu önerilerin içinde sizin bahsettiğiniz konunun açıklığa kavuşturulması da vardı.

Örnek verecek olursak 15 dönüm ve vasfı tarla olan taşınmazda 3.kişiye hisse

satılmak isteniyor. Cinsi itibarıyla değerlendirildiğinde bu mümkün değil. Ancak

malik benim arazim fiilen zeminde dikili tarım arazi durumunda diyor. İl/İlçe Gıda,

Tarım ve Hayvancılık Müdürlüklerinin ilgili personeli mahalline gidip, taşınmazın

dikili tarım arazisi niteliğinde olduğu yönünde rapor tanzim ediyor. Bu gibi

durumlarda Tapu Müdürlüğünde cins tashihi yapılıp yapılmayacağı konusunun

yeni genelgede belirtilmesi gerekmektedir. İlçemizde; İlçe Gıda, Tarım ve

Hayvancılık Müdürlüğü cins değişikliği yapılması kaydıyla hisseli satışın

yapılabileceği yönünde görüş vermektedir.

Yapılan istişarede, bölünemez büyüklükteki taşınmazlar için 2007/5 sayılı

Genelgede geçen bölünemez büyüklükler üzerindeki taşınmazlar tanımlaması

nedeniyle,özellikle hisseli satışlarda 20 veya 5 dönümün yeterlilik taşımayacağı;

20 dönüm yerine 20001 m2 olması gerekeceği gibi (Bu görüşe katılmıyorum)

yorumların yapıldığından bahsedildi.

Hani bir söz vardır “su bulandığında kaynağa dönmek gerekir” denilir. Aslında Yasa

metninde ve tanımlarında ve ilgili mevzuatta bölünemez büyüklüğün üzerinde diye

bir kavram bulunmamaktadır. 2007/5 sayılı Genelgede niçin böyle bir ibare

kullanıldığını bilmiyorum ama bunun Yasa metinleriyle uygunluk taşımadığını

düşünüyorum. Bu tür farklı algılamaların önüne geçilmesi için, bölünemez

Sayfa 132 of 196
Żlk Önceki Sonraki Son