Yazan
Mesaj

m.satır
EVLİLİK DIŞI ÇOCUK VE VELAYET

İlgi : “Meser78” rumuzu ile yapılan 26/04/2011 tarihli katılım.
29.04.2011
Medeni Kanunun 337.maddesinde: "Ana ve baba evli değilse velâyet anaya

aittir.<? xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office"

/>

Ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velâyet kendisinden alınmışsa hâkim, çocuğun

menfaatine göre, vasi atar veya velâyeti babaya verir.” denilmektedir.

Medeni Kanunun 337/2. maddesindeki şartların oluşması halinde hakimin vasi

atayabileceği veya velayeti babaya verebileceği, bunun dışında tanıma ile ya da

babalık davası yoluyla velayetin değişmeyeceği, velayetin annede olmasının

devam edeceği, velayetin değişmesinin bu yönde alınacak mahkeme kararı ile

mümkün olabileceği anlaşılmaktadır.Mehmet SATIR / Selçuk Tapu Müdürü

Yargıtay 18.Hukuk Dairesi

E.2003/4547

K.2003/6897

T.29.9.2003

DAVA: Dava dilekçesinde adın düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın

reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar

okunup gereği düşünüldü:

KARAR: 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun

337.maddesine göre, ana baba evli değilse velayet anaya aittir. Dosyada bulunan

nüfus kaydından, adının düzeltilmesi istenilen Hilal'in evlilik dışı doğduğu;

babasının tanınması üzerine onun nüfusuna tescil edildiği; Hilal'in velayetinin

davayı onun adına açan annesi Sevim'de bulunduğu anlaşıldığından; mahkemece

yargılamaya devamla, gösterilen deliller toplanıp hasıl olacak sonuç

doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan gerekçelerle

davanın reddi doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı

şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan

kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin

meser78
Sayın Selçuk Tapu Müdürüm, açık ve net cevabınız için teşekkür ediyorum.
30.04.2011

hidden_place
Forumdaki tüm arkadaşlara selam,

Kadastro Mahkemesi sonucu kesinleşip kütüğe adlarına tescil olmuş karar
02.05.2011
incelendiğinde hüküm kısmında isim, soy isim veya baba adları yanlış yazılmış

ancak edininim evraklarında adları doğru olan kişiler ile ilgili Müdürlük olarak

tashih yapabilirmiyiz ya da yanlışlığı yapan kurum düzeltir esasından hareketle

vatandaşı mahkemeye mi yollamak gerekir, zamanında Kadastro Mahkemesi

Kadastro işlemlerinin devamı niteliğinde olarak düşünülerek 1458 sayılı

genelgeye istinaden tashih işlemi yapılmış bilgisi olan arkadaşlardan yardım

jdz01
iyi günler, iyi çalışmalar diliyorum.....

Resmi kurumlardan, kadastro müdürlüğüne yapılan tescil taleplerinde (özelliklede
02.05.2011
köyün tamamını ilgilediren orman kadastro dosyaları vb. gibi) Değişiklik Haritaları

ve Yapım ve Kontrol Bilgileri Formu olması gerekli midir?

Kurumun resmi yazısında zaten işin ne olduğu açıklanmaktadır.

Sayfa 146 of 249
Żlk Önceki Sonraki Son