Yazan
Mesaj

Halil ıbrahim Çatal
Sayın "serkannn"

Genel uygulamada farklılıklar yaşanmaktadır. Ancak bahsettiğiniz işlem ifraz ve
17.12.2010
taksim işlemi olarak gerçekleşmektedir. Yani öncelikle ifraz hisseli olarak

yapılmalı ve sonrasında taksim işleminin gerçekleştirilmesi gerekir diye

düşünüyorum. Beyannamede tüm hissedarları göstermek gerekir. Ancak

uygulamada bazen 'Ali TAŞ ve hissedarları' şeklinde gösterimlerde bulunmaktadır.

ergec
Sayın Halil İbrahim ÇATAL Bey;

Görüş ve katkılarınız için teşekkür ederim. Maksadım görüşünüzü eleştirmek değil.
17.12.2010
Uygulamada birlik ve yanlış uygulamamız varsa doğrusunu bulmak. Beyannamede

Gerek tüm hissedarlar gerekse "ali... ve müşterekleri" şeklinde gösterilebilir.

İfrazen taksim işleminin tescili konusunda bizler de tereddüte düştük. Müdürümle

de görüş ayrılığımız oldu. Bölge Müdürlüğümle yaptığım görüşme sonucunda

ifrazen taksimleri ifraz durumunu göstermeden direk taksim haliyle tescil

edebileceğim şeklinde şifai görüş bildirdiler. Şöyleki 25 hissedarlı bir parseli 20

parcaya ifraz ettiğimizde 25 kişiyi yaz, taşı , sonrasında terkin ederek taksim

durumunu tescil et. Bu işlemin zaman ve iş olarak yükünü takdir edersiniz. İntikal-

taksim işleminde mirasçıları intikalen tescile dip, taksim işlemini tekrar tescil

etmemiz kaçınılmazdır. Çünkü tescilini nerden geldiği ancak intikal ve akabinde

taksim işlemi incelendiğinde açıklık kazanacaktır. İfrazen taksimler de ise ana

gayrimenkulde mevcut hissedarlar görünmektedir ve ifrazen taksim tescilinde

ana gayrimenkule döndüğümüzde tescil açıklık kazanacaktır. İmar uygulamasında

da yeni oluşan parselleri eski parsel maliklerini hisseli olarak tescil etmeden direk

imar durumuna göre tescil ediyoruz. Hoş görünüze sığınarak fikirlerimi beyan

nevzatsari
İFRAZEN TAKSİM ŞEKLİNDE TESCİL BİLDİRİMİ DÜZENLENEMEZ

İfrazdan sonra taksim yapılacaksa bile tescil bildiriminin, oluşan yeni parsellerin
17.12.2010
kök parselin malikleri arasında ifrazen taksim şeklinde her bir hissedara bir parsel

isabet edecek şekilde düzenlenmesi doğru değildir.

Taksim yani paylaştırma işlemi ifrazdan sonra tapu müdürlüğünde yapılacağından

(kadastro müdürlüklerinin taksim veya ifrazen taksim şeklinde bir işlem yapmaya

yetkisi olmayıp, yapılan ifrazın kadastro tekniği yönüyle kontrolünden

sorumludurlar.) ve öncesinde maliklerin böyle bir iradelerinin olup olmadığı

bilinemediğinden, ifrazen oluşan her bir parselin ölen ana parselin malikleri adına

hisseleri oranında malik olduklarını gösterecek şekilde tescil bildirimi

düzenlenmesi gerekir.

Yani tescil bildiriminde yeni oluşan parsellerin malik sütununa ölen kök parselin

malikleri aynen yazılmalıdır. Fazla hissedarın olduğu durumlarda bu sütuna malik

isimleri ve hisseleri sığmayacağından bir malikin ismi ve bu ismin yanına

“müşterekleri” ibaresi yazılarak kısaltma yapılabilir. Örneğin, “Ali TAŞ ve

müşterekleri” gibi. Tapu müdürlüğünde de ilk önce ifraz yapılmalı ve taksim işlemi

de ifraz sonucu hisseli olarak oluşan yeni parseller üzerinden (ifrazın tescilinden

ergec
ifrazen taksimin tescili;

http://www.tasinmazmulkiyeti.org.tr/tr/? Sayfa=Detay&Id=395
17.12.2010
2. İfrazen Taksimin Tescili

İfrazen taksimde tescil, taşınmaz mal hangi hissedara isabet etmiş ise, onun adına

doğrudan yapılmalıdır (TKGM. 20.2.1995 T. 483501/692 Sy. Talimat).

Sayfa 111 of 249
Żlk Önceki Sonraki Son