| | Yazan | | Mesaj |
| | hkocak | | * KADASTRO TUTANAĞINA AYKIRI TESCİL (Kullanıcı adı "orca1006" dikkatine) |
| | Kadastro tutanağının malik hanesinde (A) şahsı adına tespit görünüyorken, |
| 12.06.2010 | | tescilin (B) şahsı adına yapılmış olduğunu görüyorsunuz. Şimdi (B) şahsı adına bir |
| | haciz var ve bunu tapu kütüğüne işleyip işlememekte tereddüdünüz var. |
| | Öncelikle kadastro çalışmalarının kesinleşmesi üzerinden 10 yıl geçip geçmediğine |
| | bakılmalıdır. Eğer 10 yıldan fazla zaman geçmişse, Medeni Kanununun 712'nci |
| | maddesinin diğer koşullarına da aykırı bir durum saptanamıyorsa, artık o taşınmaz |
| | (B) şahsına ait demektir ve de gelen haczi işlemekte sakınca olmayacaktır. |
| | Eğer kadastronun kesinleşmesinin üzerinden henüz 10 yıl geçmemişse, kadastro |
| | tutanağı esas alınmak suretiyle düzeltme yapılması mümkündür. ... Hüseyin |
| | KOÇAK |
| | * BEDELSİZ TERKLER GERİ DÖNMEZ -2 (Kullanıcı adı "metiner" dikkatine) |
| | Sayın "metiner" ben sorduğunuz soru ile ilgili halen uygulamadaki durumu |
| | aktardım ve de Sitemizin "Makaleler" bölümüne bakmanızı önerdim. Önerdiğim |
| | makalede Yargıtay HGK'nun 1973 tarihli kararından da bahsedilmektedir. Karar o |
| | şekilde iken, daha sonra Danıştay ve Yargıtay kararlarının neden değiştiğine de o |
| | makalede değinilmiştir. Onun dışında Yargının verdiği kararları tartışmanın haddim |
| | olmadığını takdir edersiniz. Ama şu var, verilen kararlar o işleme özgüdür. O |
| | kararların olması sizin hak aramanıza engel değildir. Bir diğer husus da belediye, |
| | eski malikine verme yönünde karar verirse, daha önce terk edildiği halde plân |
| | m.satır | | BİLGİLENMEK VEYA DİKTE ETTİRMEK |
| | Bazı katılımcıların amacının sadece bilgilenmek olup olmadığını sorgulatan bazı |
| 12.06.2010 | | ifadeler görüyoruz. Kendisini bir noktada sabitleyip herkesi o noktaya çekerek |
| | rahatlamak, adeta yürek soğutmak istiyorlar. |
| | Gerçi Kurumumuz çalışanları bu duruma alışkındır. Başka kurumların yanlış |
| | uygulamalarından kaynaklanan ve o merciilerde sorulamayan hesapların derlenip |
| | toparlanıp kurumumuza yansıtıldığına tanıklık edenlerimiz çoktur. |
| | Böyle durumlarda bir Nasrettin Hoca fıkrası aklıma gelir: “Nasrettin Hoca'nın |
| | kaybettiği evinin anahtarını yanan ışık direğinin dibinde aramış olmasını, insanlar |
| | hayretle seyrederler. Hoca'nın yanına giderler, yardımcı olmaya çalışırlar; fakat, |
| | aradıkları şeyi bulamayınca Hoca'ya sorarlar: "Hocam, sen, evin bu anahtarını bir |
| | başka yerde kaybetmiş olmayasın?!" Hoca, büyük bir olgunlukla "ben, anahtarı ya |
| | ahırda ya samanlıkta kaybettim, zaten burada kaybetmemiştim" der. Bunun |
| | üzerine sorarlar: "Hoca, ahırda veya samanlıkta kaybettiğin anahtarı niçin burada |
| | arıyorsun? O da "burası aydınlık da onun için" der.Mehmet SATIR / Selçuk Tapu Sicil |
| | Müdürü |
| | Sayfa 89 of 238 |