Yazan
Mesaj

gurseldortgoz
TAPUYA GÜVENEREK HAK İKTİSAP EDENİN HAKKI KORUNUR

Tapu sicilindeki bir kayda dayanarak hak iktisap etmiş kimsenin hakkı korunur.
15.06.2010
İptali mümkün değildir. Ancak bu hakkı edinen kimse iyi niyetli değilse, yani kaydın

hatalı ve yolsuz olduğunu biliyorsa veya bilebilecek durumda ise edinmiş olduğu

hakkın korunması mümkün değildir.

Somut olayda Yargıtay taraflar arasında bir dava olduğunu bildiğinizi düşünerek

almış olduğunuz tapunun iptaline karar vermiştir. Bu nedenle olacak ki yerel

mahkemenin kararını bozmuştur. Yerel mahkeme oturup tekrar karar verecek

şimdi. Bu aşamada sizin taraflar arasında devam eden davayı bilmediğinizin

mahkmece anlaşılması lazım. Aksi halde ve büyük bir ihtiamlle yerel mahkeme

Yargıtay kararına uyarak karar verecektir. Siz aldığınız tarihte tapuda hiç bir şerh

olmadığını, şerhin sonradan konmuş olabileceğini, taraflar arasındaki husumeti

bilmediğinizi iddia etmeniz lazım. Gürsel Öcal DÖRTGÖZ

KADASTRO KESİNLEŞME ŞERHİNİN İPTALİ KARARI

Parselin kadastro tutanağı kesinleştirildikten sonra tapu siciline tescil yapılmış ve

bu tescilden sonra taşınmaz ipotek edilmiş ve üzerine haciz gelmiştir.

Daha sonra kadastro mahkemesinden gelen bir müzekkere ile tutanağın

kesinleşme şerhinin iptali istenerek bu parsellerin kadastro mahkemesinde davalı

olduğu bildirilmiş ve tescil edilen tapu kaydının iptali istenmiştir.

Bu durumda kadastro müdürlüğünce tutanağın kesinleşme şerhi iptal edilmeli ve

tutanak mahkmeye gönderilmelidir. Tapu sicilinde ise taşınmazın beyanlar

sütununa kadastro mahkmesinin müzekkeresinden bahsedilerek, taşınmazla ilgili

taleplerin karşılanmaması gerekir.

Taşınmaz üzerindeki haciz ve ipoteğin böyle bir müzekkere ile terkini mümkün

değildir. Bu hakların iptali yönünde kesinleşmiş mahkeme kararı getirilmesi

gerekir. Gürsel Öcal DÖRTGÖZ

gurseldortgoz
İİK.28 BELİRTMESİNDEN ÖNCE VE SONRA GELEN HACİZLERİN DURUMU

İcra ve İflas Kanununun 28. maddesi kesinleşmemiş mahkeme kararlarının tapu
07.07.2010
kütüğünün beyanlar sütununa yazılacağı hususunu düzenlemiştir.

Tapu kütüğü üzerinde taşınmazın davalı olduğunu gösterir bir belirtme veya şerh

önceden yazılı değilse, İİK.28 belirtmesinden önce tapu kütüğüne işlenmiş

hacizlerin terkini mahkemenin iptal kararının uygulanması sırasında mümkün

değidir. İİK.28 belirtmesine konu mahkeme kararı kesinleşip, geldiğinde tapuda

infazı isteyen kimsenin eski hacizleri kabul etmesi ve tescili bu haklarla yükümlü

olarak istemesi gerekir. İnfazı isteyen kimse buna yanaşmazsa infaz istemi

reddedilir.

İİK.28 belirtmesinden sonra işlenmiş hacizlerin ise tapu sicil müdürlüğünce hiç bir

yere sorulmadan kararın infazı sırasında resen terkin edilmesi ve ilgili icra

dairelerine mahkeme kararının infazı nedeniyle terkinin yapıldığı hususunun

meser78
Merhaba,

Ana taşınmaz üzerinde hissedarlar kat irtifakı konusunda ihtilafa düşmüş ve
13.07.2010
ortaklığın giderilmesi davası açılmıştır. Dava sonuçlanmış yeni malikler ve arsa

payları dava kararında belirtilmiş ve kesinleşmiştir. Önceki hissedar ile mahkeme

kararındaki hissedarlar arasında hem adet hem de isim anlamında farklılıklar

vardır.

Sorum şu:

Araştırmalar sonucunda mahkeme kararları ile kat irtifakının mümkün olmadığı

sadece tam bitmiş haliyle KAT MÜLKİYETİ kurulabileceği anlaşılmaktadır.

(YARGITAY 18.HUKUK DAİRESİ 1996/3347 ESAS VE 1996/4735 KARAR SAYILI). İlgililer

buna itiraz etmektedirler.

Ancak mahkeme karalarını da uygulamakla yükümlü olduğumuz düşünüldüğünde

Sayfa 20 of 66
Żlk Önceki Sonraki Son