Yazan
Mesaj

hkocak
* MÜKERRER PARSEL NUMARASI (Kullanıcı adı "orhan.dal" dikkatine)

Mükerrer parsel numarası verilen parsellerden biri ilâna alınıp tescil edilmiş,
21.12.2010
diğeri askı ilânına alınmamış ve de tescil edilmemişse, krokisinde ve paftasında

görünmesi birşey ifade etmez. Daha önceki katılımda da belirttiğim üzere, tescili

yapılan parsel numarası muhafaza edilip, tespit yapılmayan parsele o köye ait son

parsel numarsa verilerek tespit harici olarak bırakılmalıdır.

Bu parsel için tutanak tutmaya gelince; 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22'nci

maddesi kapsamında kalıyorsa (kamu kurum ve kuruluşlarına ait yerlerden ise),

22'nci madde gereğince işlem yapılabilir. Aksi takdirde hak iddia eden kişi ise dava

açması gerekir. ... Hüseyin KOÇAK

hkocak
* SAYISAL DEĞERLERLE İFRAZ (Kullanıcı adı "jdz01" dikkatine)

Takeometrik ölçüler de, bu değerlerle oluşan paftadan alınan değerler de bugün
22.12.2010
için istenen teknik hassasiyete sahip değildir. Ancak, ifraz işlemi sırasında hangi

değer esas alınırsa alınsın, bu değerlerle ancak zeminde parselin sınırları

belirlenir, işlem nedeniyle son bir röleve ölçüsü yapılması ve de işlem dosyasının

bu değerlerle teslim edilmiş olması gerekir. (Paftadan alınan koordinat

değerleriyle masa başında ifraz yapılmamış olmalıdır.) O nedenle de, işleme hangi

değerlerle başlanmış olduğunun önemi kalmayacak, ifraz dosyasıyla teslim

edilmiş olan koordinat değerleri geçerli olacaktır. ... Hüseyin KOÇAK

Dms
1939 senesinde özel idareye vergi tahrir kayıtlı arazi 1976 senesinde kadastro

geçmesiyle 20 yıl aşkın bir zamandan beri nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla malı
22.12.2010
iken 4 parselin 2 parsel bize kalan 2 parseli de vergi kayıt miktar fazlası olarak

1617 sayılı kanunun 20 maddesine dayanarak maliye hazinesine tespit etmiş ve

halen de bu arazilerin ibrahim ait oldugunu yazmiş tapu tutanagında hazineye

tespit edilen arzinin toplam miktarı 24 hektar 60 yıldır da babam kullanıyordu

vefatından sonra ve şuan işgal ettiler bir kısmını ne yapabilirim lütfen yazarsanız

sevinirim. [email protected]

idefiks
Merhaba, ben avukatım ve şöyle bir sorunum var. Kemer Kadastro Mahkemesi

2007 yılında, karşı taraf orman ile görülen bir davada taşınmazın yaklaşık yarısının
23.12.2010
tarafımıza yarısının da orman vasfı ile hazineye ait olduğuna karar verdi. Karar

tüm yargılama aşamalarından geçerek 2009 yılında kesinleşmiştir. Dosya infaz için

kadastro il müdürlüğüne gönderilmiştir. Kadastro il müd. davanın taraflarına

gönderdiği dilekçeler ile kararın infazının mümkün olmadığını, belirtilen

sebeplerle KARARI TAVZİH ETTİRMEMİZİ istemiştir.

Tavzih istemli bu yazı üzerine müvekkillerim, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğüne

itiraz etmiş, TKGM ise tavzihe gerek olmadığını saptayarak, mahkeme kararının ne

şekilde infaz edileceğini, Kadastro İl Müdürlüğüne ve tarafımıza bildirmiştir.

Bu aşamada, Orman Bölge Müdürlüğü Kadastro İl Müd.den gelen Tavzih istemli

yazıyı emir olarak algıladığını beyan ederek ve kendisinin TKGM müracaat

etmediğini söyleyerek mahkemeden TAVZİH isteminde bulundu. Haricen

yaptığımız görüşmede karar tavzih edilmezse temyiz de edileceğini beyan etti.

Kadastro il Müdürlüğünce, Dosya tavzih istemi nedeni ile Kemer Kadastro

Mahkemesine iade edildi. Tavzih istemi ancak, infaz aşamasına kadar yapılabilir.

Hüküm infaz edilirse tavzih istemi değerlendirmeye alınmaz.

Şimdi sorum şu;

Mahkemeden, dosyanın tamamının aslı gibidir onaylı suretini alarak, Kadastro İl

müdürlüğünde işlem yapılmasını sağlaya bilir miyim? Eğer bu mümkün ise aslı

gibidir onayı taşıyan suretle işlem yapılmasını sağlayacak, yasal dayanağı olan,

kanun, yönetmelik, genelge, tüzük v.s. düzenleme var mıdır?

[email protected]. şimdiden çok tşk ederim.

Sayfa 90 of 231
Żlk Önceki Sonraki Son