Yazan
Mesaj

tapuya bildirilmemiş olabilir.

Size, Tapu Sicil Müdürlüğüne karşı peşin hükümle güvensizliği bir tarafa bırakıp,

orhan.dal
Sayın ustadım tespit yapılmayan parsel askı ilanına alınmamış, sınırlandırma

krokisinde ve paftasında mevcut ama tutanak tutulmamış tapu kütüğündede sayfa
13.12.2010
açılmamış. bu parsel için tutanak tutup kısmi askı yapmamız gerekir mi?

71excalibur71
Grafik metodla 1958 tarihinde kadastrosu tamamlanan köyde 22a uygulması

yapılmaktadır. Köyün 1980 tarihli fotogrametrik paftaları da mevcuttur. Yollarda,
15.12.2010
zemin- uçuş pafta uyumu gözlenirken kadastro paftasında bu yolların aslında daha

geniş olduğu anlaşılmaktadır (örn: zeminde 5 metre olan yol paftasında 15

metredir). Yol ekseninin değişmemesi gerektiği makalelerinizde ve "Kadastro

Paftalarının Yenilenmesi" Kitabında özellikle belirtilmiş olmakla beraber

uygulamada bazı zorluklarla karşılaşılmaktadır. Yola tecavüz eden parsel ile yoldan

dolayı daralan parseli ayrıştırırken esas zemin dediğimizde paftasındaki yolu

tescil etmek doğru mudur?

7 adet sınır tipi belirlenmekle beraber teknik evrakına uymayan zemin sınırının tipi

geçerli sayılabilecek sınır olarak yansımaktadır. Paftasına uymayan zemindeki

yolu kabul ettiğimizde geçerli sayılabilecek sınır demekten başka yol kalmıyor ki.

bu da yeni bir sorunu doğuruyor :

Geçerli sayılabilecek sınır” tespitinde ilgililerinin yazılı muvafakatı alınacaktır.

Muvafakat alınamaması halinde, diğer sınır tanımlarına göre değerlendirme

yapılacaktır talimatı ile bu sınır tipi pratikte çok az kullanılabilir hale gelmiştir.

Sanıyorum % 1 bile kullanamayacağız. Çünkü 50 yılda intikalleri bile yapılmayan ,

30-40 malikli parsellerin olduğu , maliklerin Türkiye nin dört bir yanına dağıldığı

gerçeği bu sınır tipini artık kullanılmaz hale getirmiştir. Diğer sınır tanımları

ifadesi geçerli sayılabilecek sınırın ruhunu yakalayamamaktadır. Muvafakat

imzalarını tutanağın altına mı almamız gerekir, yoksa ayrı bir kağıda konuyu

kısaca özetleyerek tutanağa iliştirmemiz mi uygun olacaktır.

Yol ve derelerde nasıl bir yol izlememiz gerekir. derenin yatak değiştirmediğinin

bilirkişi beyanı ile zemindeki dereyi aynen alırsak paftadan oluşturulabilecek

geçerli sınır kavramını terk etmemiz ve sonucunda zilliyetlikle iktisabı mümkün

olmayan dereden yer tahsisine sebep olmuş olacağız. çünkü beyanlara rağmen

daraltma malikler tarafından da yapılmış olabilir.

Yönetmelikte ve genelgede (Md.28 birinci paragraf) belirtilen tapulama

sırası/öncesinde mevcut yol ve derenin tespitinde bilirkişi beyanı mı

esastır/yeterlidir ? 25000 ölçekli eski tarihli memleket haritası tek başına delil

sayılabilir mi?

Tapu sicilinde tescili yapısal hatalardaki düzeltmeler dışındaki ,uygulama

alanındaki tüm maliklere ait T.C. kimlik numarasının tespiti zorunluluk mudur?

İkinci nüsha tapu kütükleri sadece yeni basılan kütükler için yeterli olacak mıdır?

Uygulamanın içine girdikçe soru ve sorunlar artacak gibi görünüyor. dediğiniz gibi

personelin eğitime alınması gerektiği çok aşikar. Yönetmeliğin neredeyse kopyası

genelge ile çözüm üretilemediği gibi. Çalışmalarımıza yön verecek tek kaynak sizi

bulduğumuzu belirtir şimdiden teşekkür ederim.

jdz01
Bir parsel herhangi bir sebeple ifraz işlemine tabi tutularak tescil olmuştur. Bu

parselin köşe koordinatları, takemetrik değerleri varken paftasından
20.12.2010
sayısallaştırılarak işlem yapılmıştır. Bu parsele ait iki farklı köşe kordinatları

oluşmaktadır. Aplikasyon vb. bir işlem yapılacağı zaman hangi koordinatlar esas

alınmalıdır. Takeamerik karnesinden hesaplanan değerler mi, ifraz işlemi ile

Sayfa 89 of 231
Żlk Önceki Sonraki Son