Yazan
Mesaj

nevzatsari
5841 SAYILI YASA VE KAMU MALLARI

3402 sayılı Kanun’un 12. maddesindeki hak düşürücü süre olan 10 yıllık zaman
23.06.2010
aşımının, kamu malları için işletilemeyeceği Yargıtay’ın istikrar bulmuş

kararlarında belirtilmekteydi. Yani taşınmaz malikleri, kadastrodan sonra çok

uzun yıllar geçse bile, ansızın taşınmazlarını kıyı kenar çizgisi içerisinde veya orman

tahdidi içerisinde kaldığı gerekçesiyle kaybetmekteydiler. Üstelik bu taşınmazları

ellerinden hiçbir bedel ödenmeden alınıyordu. Bu durum ise kamu düzenini

bozmakta, vatandaşın devletine olan güveninin sarsmakta ve devleti AİHM’de de

tazminat ödemeye mahkum ettirmekteydi.

Tüm bu sakıncaları ortadan kaldırmak amacıyla 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun

12. Maddesine, 5841 sayılı Yasa ile kamu mallarına yönelik olarak da 10 yıllık hak

düşürücü sürenin uygulanmasına ilişkin bir hüküm konulmuş, böylece kadastro

tespitinin kesinleşmesinden 10 yıl geçtikten sonra vatandaşların yerleri orman,

2/b, kıyı vb. kamu malı olduğu gerekçesiyle ellerinden alınamayacaktı.

Ayrıca bu kanun değişikliği ile Kadastro Kanununa eklenen Geçici madde 10 ile de

değişiklik Kanununun yürürlük tarihinden önce açılmış ve kesin hükme

bağlanmamış olan davalarda da bu hükmün uygulanacağı belirtilmiş böylece

açılan davaların da düşmesi amaçlanmıştır. Kanımızca, oldukça olumlu bir

değişiklik olup, yeni mağduriyetlerin önü kesilmeye çalışılmıştır. Bu yasa değişikliği

14.3.2009 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Ancak Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, yasanın yürürlük tarihinden sonra da verdiği

kararlarında içtihat değiştirmemiş ve görüşünü muhafaza etmiştir.Yargıtay 20.

Hukuk Dairesi, 29.04.2009 tarih, 2009/4275 esas 2009/7118 karar sayılı

kararında; öncesi orman olan bir taşınmazın orman sayılması gerektiği ve 10 yıllık

hak düşürücü sürenin devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ormanlarda

kullanılamayacağı, orman olan yerde daha sonra yapılan genel kadastronun

mükerrer olacağı dolayısıyla yok hükmünde olduğu ve TMK 1026. maddesi

gereğince bu taşınmazların tapularının her zaman iptalinin istenebileceği

belirtilmiştir.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin buna benzer eski görüşlerinde ısrar edeni, yeni

kararları da vardır. Bu kararlarda özellikle daha önce orman veya 2/b tahdidinde

veya kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan taşınmazlarda sonradan yapılan

kadastronun mükerrer kadastro olduğu, yok hükmünde olacağı ve bu nedenle de

10 yıllık hak düşürücü sürenin bu tür kamu mallarında uygulanamayacağı

belirtilmiştir.

Öte yandan; Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 5841 sayılı yasa ile Kadastro Kanununun

12. Maddesinde yapılan değişikliği anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa

Mahkemesine başvurmuştur. Bu davanın Anayasa Mahkemesinde dosya numarası

2009/37’dir. Sonuç olarak; Anayasa mahkemesinin kararını beklemek ve çıkacak

sonuca göre değerlendirme yapmak yerinde olacaktır. Nevzat İ. SARI – Müfettiş Yrd.

TAŞINMAZ CİNSİNİN DÜZLTİLMESİ (ümityıldız dikkatine)

Sorunuzda bahsi geçen taşınmazın tespit tutanağında veya tutanağın dayanağı

kamusal belgelerde binanın varlığı teyit edilemiyorsa, yani taşınmazın kadastro

tespit tutanağında binalardan bahsedilmiyorsa, veya tutanağın dayandığı

mahkeme kararında da taşınmaların varlığını teyit eder bir belirtme

bulunmuyorsa, bu durumda düzeltme yapmak doğru olmayacaktır. Bu durumda

işleme cins değişikliği şeklinde yön vermek gerekir. Nevzat İ. SARI – Müfettiş Yrd.

Sayfa 62 of 231
Żlk Önceki Sonraki Son