Yazan
Mesaj

71excalibur71
Tughanya dikkatine ;

Öncelikle mahkeme kararı ile tescil olan parselin teknik hatası olup olmadığının
28.02.2011
tespiti gerekmektedir. 3402/41. madde yönetmeliğinin 15. maddesi gereği bu tür

hatalar düzeltilebilir.Aksi halde mükerrer kadastronun düzeltilmesi

gerekmektedir. Bu konuya ilişkin makaleler/kadastro sayfasında Üstadımız

Hüseyin KOÇAK'ınMÜKERRER KADASTRONUN GİDERİLMESİ veMüfettiş

YardımcısıNevzat İhsan SARI'nın MÜKERRER KADASTRO SORUNU VE ÖNERİLER

makalelerini okumanızı öneririm. Eğer (B) birimi 22-a kapsamında ise tüm bunlara

gerek kalmadan düzeltmeye uygun şekilde çözüm 22-a ile getirilebilir diye

düşünüyorum.

Nisan ayında Antalya’da 22-a uygulamalarına yönelik seminer yapılacak diye bir

haber aldım. Umarım 22-a uygulaması yapan ve yapacak olan tüm

mühendislerinin katılımının sağlanacağı bir seminer olur.


Bga dikkatine ;

Bahsettiğiniz konuda imar 116 ada 1 nolu parselin kadastro 118 parsel ile

mükerrer sınır oluşturmasının , ancak düzenleme sınırının hatalı belirlenmesinden

, dolayısıyla 18. madde uyarınca hazırlanan dosyanın D.O.P. hesabının hatalı

olması yanında düzenleme sahasına alınan kadastro parsellerinin eksik olmasına

kadar varacak bir çok hatayı barındırabildiği sonucuna varıyorum. 116 ada 1

parselin alanının azalması , parseldeki hisse karşılığı payın azalmasını doğurur.

41. Madde yönetmeliğinin 14. maddesinin 3. fıkrası “Haritayı esastan etkileyen

ve yapımından kaynaklanan hatalar ise yapım sorumlusu idarece, mevzuatına

göre düzeltilir. İdaresince düzeltilmesi istenen hatanın mahiyeti, kadastro

müdürlüğünce ilgili idareye bir raporla bildirilir “. hükmündedir.

Bu itibarla sorudan anladığım ve yorumladığım şekilde ise tebliğ süresi içerisinde

nevzatsari
KOORDİNAT VE TEKNİK BELGE TALEBİ "yusufevran" dikkatine;

Taşınmazlara ait teknik belge örnekleri ile parsel köşe koordinat değerlerinin
28.02.2011
doğrudan maliklere verilmemesi gerektiği hususunda Genel Müdürlük talimatları

olduğu gibi tersi yönde talimatlar da vardır.

Kanaatimizce, teknik belgelerin doğrudan taşınmaz maliklerine verilmemesi

gerekir. Bu husus 2010/4 sayılı Genelge’nin 33 ve 34. maddelerinde hüküm altına

alınmıştır. 2010/4 sayılı Genelge’nin 33. maddesinde teknik belgeleri alacak

ilgililer tek tek sayılmıştır. Buradaki sayım tadadi şekilde (örnekleyici olarak

genişletilebilir nitelikte) değil tahdidi (sınırlayıcı) olarak yapılmıştır. Dolayısıyla bu

maddedeki sayılanlar dışında kıyasen başka kişilere bu belgelerin verilmesi

mümkün değildir.

Medeni Kanunun 1020. maddesi gereğince tapu sicili ilgilisine açıktır. Tapu

Sicilinden tapu kütüğü anlaşıldığı gibi plan yani kadastro haritası da

anlaşılmalıdır. Planın vatandaşlara aleni olduğu işlemler mevzuat ile

belirlenmiştir. Plan örneği, yer gösterme ve aplikasyon işlemleri ile plan yani

kadastro haritası, ilgililere açık hale getirilmektedir. Dolayısıyla parsel malikleri

parsel köşe koordinatı yerine aplikasyon veya plan örneği talep etmelidirler.

Harita ve teknik belgeler, işleri gereği teknik sorumluluk üstlenecek teknik

personele ve kurumlara verilmelidir. Vatandaşlar aracılığı ile alınan parsel köşe

koordinatları ile yetkisiz kişilerin aplikasyon ve yer gösterme yapmaları tapu

sicilinin aleniyetini ve güvenilirliğini sarsmaktadır.

Bu nedenlerle en azından 2010/4 sayılı Genelgede açıklayıcı düzenlemeler

yapılmadan ve vatandaşların hangi belgeleri hangi amaçla doğrudan alabileceği

belirlenmeden, şu durumdaki mevcut tüzeye göre parsel köşe koordinatlarının

Sayfa 106 of 231
Żlk Önceki Sonraki Son