Yazan
Mesaj

focus
1990 yılında yapılan kadastroda hazine taşınmazı ile şahıs parselleri mükerrerlik

oluşturuyor. Hazine taşınmazının üzerinde kullanıcı beyanı mevcuttur. 5831 sayılı
09.02.2011
kanunun geçici 8 nci maddesi ile 3402 sayılı kanuna eklenen ek 4 maddeye göre

düzeltme yapılarak mükerrerlik gideriliyor. 10000 m2 lik hazine yeri 50 m2 oluyor.

Şahıs parsellerinin yüzölçümünde değişiklik olmuyor, şahıs parsellerine .... kısmı

2/B de kaldığı yönünde şerh konuluyor. Askıya çıkıp düzeltme kesinleşiyor.

Bu durumda;

1- 3402 sayılı Kanundaki 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiş midir. Süre düzeltme

işlemiden sonra tekrar 10 yıl mıdır. Hazine mükerrerliğin giderilmesi veya 2/b de

kalan kısımlar için tapu iptal davası açabilir mi?

2- Hazine taşınmazı üzerindeki kullanıcı beyanının kalkması için dava açabilirmi?

Teşekkürler...

huyade
"mustafagrafik" isimli üye dikkatine;

Babanız zabıt kayıt defterlerinde bahsettiğiniz 40 dönümlük arazinin maliki olduğu
10.02.2011
halde, kadastro geçerken kadastro görevlileri tapulama tutanağına bir başkasının

ismini yazamaz. Çünkü tapulama tutanaklarında, tutanağın dayanağı olan zabıt

kaydı yazar. Eğer zabıt kayıtlarında malik olarak babanız varken tapulama

tutanağında kardeşinizin malik olduğu yazıyorsa; bu durum kayıtlara aykırı olarak

kadastro tutanağı düzenlendiğini gösterir. Buna göre oluşan yeni tapu kaydı yolsuz

bir tapu kaydı olur. Zaman aşımı söz konusu olamaz zabıt kayıtlarına göre yeniden

nirengi
Sayın Müfettişim

22/A çalışmalarında parsel içerisinden geçen ve kadastrodan sonra oluşmuş yol
11.02.2011
dere ark vb yapıların parsel sahibi muvafakat vermediğinde bu durumun

uygulama tutanağında bahsedilmesi gerekli midir? Teşekkürler.

71excalibur71
sdtozdmr dikkatine ;

22-a uygulamalarında kamulaştırma kontrolü yapılarak tapuya şerh edilen
13.02.2011
parselin, kamulaştırılacak sınırlarının aynen alınması, geri kalan kısımların ise 22-

a mevzuatınca değerlendirilmesi gerekmektedir. Kamu yararı alınmadığından şerh

verilmemiş yerlerde ise parselin tamamında 22-a mevzuatını işleme koyarak

karayollarını uyarmak gerektiğini düşünüyorum.

nirengi dikkatine ;

Eğer malik bu türden yol vb yerlere muvafakat vermiyorsa bu durumun uygulama

tutanağından bahsedilmesi ve paftasında kesik çizgilerle gösterilmesi gereklidir

diye düşünüyorum.

22-a uygulamalarında bir çok sorunla karşılaşıyoruz ve karşılaşmaya devam

edeceğiz. Farkında mısınız bilmem tek tartışma ve paylaşma yerimiz burası. Geçen

ay bölge müdürlüklerinden katılımcılarla Ankara da yapılan "22-a

uygulamalarında karşılaşılan sorunlar ve çözümler" toplantısında ne kararlar

alındığını, hangi sorunlarımızın iletilerek çözüm önerileri geliştirildiğini bilen var

mı? Üstadımızın dediği gibi 22-a uygulamaları başlamadan personelin eğitime

alınması şart. Artık bu kurum Antalya da semineri zor görür ancak, olmasına da

gerek yok. Yeter ki, herşeye rağmen, doğru işler yapmaya çalışan bu kurumun

COLPANU
Yenileme yapılan yerlerde; askı süresinde kadastrodan talep edilen işlemler ve

kontrollüklerde nasıl bir yol izlenmeli. saygılarımla.
16.02.2011

Sayfa 103 of 231
Żlk Önceki Sonraki Son