Yazan
Mesaj

era
Sayın Üstatlar yardımınıza iytiyacımız var,

Konumuz şöyle;
05.03.2010
Arsa 1992 yılında islah imar uygulamasıyla tapuya parselli haliyle tescil

olumuştur. Arsadan bir malik idare mahkeye imar uygulamasının iptali için dava

açmıştır. Mahkeme ara kararla belediyeden yapılan işlemle ilgili bilgi istemiştir.

Belediye yeni bir meclis ve encümen kararıyla mahkemeye biz ıslahdan çıkardık ve

eski haline döndük, tapuda da işlem tamamlandı savunması yapmıştır. İdari

mahkeme tapu işlemini kontrol etmeden anlaşmazlık konusu kalmamış diyerek

karara bağlamıştır (1994).

Mahkeme bittikten sonra Kadastro geri dönüşüm cetvelinde hata bulmuş (9

m2.lik) ve dosyayı belediyeye iade etmiştir.

Arsa ile ilgili görülen başka davalarda belediye biz burayı ıslahtan çıkardık eski

haline döndürdük ve yürürlükte olan bir suyulandırma cevteli bulunmamaktadır

diye bilgi vermiştir.

Fakat tapu kaydı hala ıslah sonrası suyulandırma halindedir. Arsa hukuken ıslah

öncesi halinde, tapu kaydı ıslah sonrasındaki halindedir. Bundan dolayı üzerine

inşaat yapıp nasıl kat irtifakı kuracağımızı bilmiyoruz.

1994 ylından bu güne bazı parsellerde satış görmüştür. Bu mülkiyet değişikliği iyi

niyetli 3. şahış olarak eski kadasral duruma dönmemizi engeller mi, iyi niyetli 3.

şahıs ben tapuya gittim tam bir parseli aldım, müşterek mülkiyete geçmek

istemiyorum derse, yürürlükte olan fakat infazı gerçekleşmemiş meclis ve

encümen kararları ne olur. Biz burayı kat karşılığı yapıcak taraf olarak paylaşımı

hangi kayda göre yapacağız. İki durum arasında suyulandırmanın doğası itibari ile

fark var. Malik benim 1 m2 eksik diye dava açabilir. İşte meclis, encümen kararı da

bu benim arsan ıslah öncesi 50 m2, iptal edilen uygulama sonrası 35m2. (örnek)

Meclis ve encümen kararlarına dayanarak dava açsak eski haliyle tescil olması

yeni satın almışlara rağmen uygulanır mı?

Bu konularda nasıl ilerlenir, Bilgilerinize ihtiyacım var teşekkürler.

71excalibur71
Düzenleme sahasının en az bir müstakil ada olmasını ifade eden ilgili

yönetmeliğinin 5. md 3 fıkrası ve istisnasını belirten 4. fıkrasına uygun olmayan
05.03.2010
3194/18. Md imar uygulamasının Tapu Planları Tüzüğünün 11. maddesine göre

reddedilmesine rağmen ilgili idarenin itirazı sonucu İmar mevzuatı yönünden yetki

ve sorumluluğun işlemi yapan/yaptıran belediyeye ait olması sebebi ile teknik

kontrollerin yapılarak Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesi talimatı verilmiştir.

Forumda ve makalelerin bir çok yerinde imar mevzuatına ilişkin soru ve sorunlar

gündeme getirilmekıte. İkinci kez D.O.P alınamayacağı , ihdasa yönelik eş değerlilik

ilkesinin soru konusu edilmesi gerektiği v.b.

Bu tür mevzuata uygunsuz işlemlerle karşılaşıldığında ilgili belediyeden soru

sorularak , sadece cezai sorumluluktan kurtulmuş mu oluyoruz?

Örneğin 3194/18 uygulaması ile oluşan imar parselinden İkinci kez D.O.P.

kesildiğini göre göre; cevabi yazıda "yetki ve sorumluluk belediyemizdedir " ifadesi

yer aldığından dolayı dosyayı tescile gönderecek miyiz?

Tapu Planları Tüzüğü 11. md ile verilen ret hakkı sadece ayırma çapları, oluşan

parsel koordinat ve alanları gibi dar bir çerçeve ile sınırlı mıdır? Bu tür sorunlar

büro kontrol formu hata ve noksanlıklara ait çizelge ile çözümlenebiliyor zaten.

Açıklamaya çalıştığım konularla ilgili yorum ve önerilerinizi bekliyor, teşekkür

ediyorum.

Mehmet CANDAN

Sayfa 82 of 298
Żlk Önceki Sonraki Son