Yazan
Mesaj

snr07
Merhabalar, çalışmalarınızdan dolayı teşekkür eder ve kolaylıklar dilerim.

Benim tereddüte düştüğüm konu şu:
15.11.2011
1983 yılında Tapulama sırasında yapılan tespitte 1126 parsel itiraz edilerek

Kadastro Mahkmesine Maliye Hazinesi tarafından dava edilmiş fakat dava

sonuçlanmadan itirazlı olan 1126 parselin (tapu kütüğünde mülkiyet kısmı ve

cinsi tescil edilmemiş olup sadece parsel numara ve miktarı bulunmaktadır.)

5468m2 lik kısmından 1617m2 DOP düşüldükten sonra 1992 tarihinde imar

uygulaması sonucu parsellere gitmiş olup gitmiş olduğu parsellerin mülkiyet kısmı

boş bırakılmış olup beyanlar hanesine ne kadar m2 geldiyse 1126 parselden

geldiği m2 kadar şuyulandırılacaktır. diye beyan düşülmüştür.

Daha sonra Kadastro Mahkemesi davacı Hazinenin davasının kısmen kabulu,

kısmen reddi ile dava konusu taşınmazın Tapulama sırasında yapılan tespitin

iptali ile dava konusu taşınmazın kumluk vasfı ile tescil dışı bırakılmasına karar

vermiştir. Daha sonra verilen karar temyize gitmiş ve Yargıtay temyiz itirazlarının

reddiyle Kadastro Mahkemesinin vermiş olduğu kararı onanması olarak karar

vermiştir.

Şimdi ise Kadastro Müdürlüğü Müdürlüğümüze üst yazı ile Tescil Bildirimi

hazırlayarak yeni oluşan imar parsellerin Mülkiyet kısmının Maliye Hazine adına

tescilini istemektedir. Bu gibi durumlarda Yargı kararı ile Kumluk vasfı ile tescil

dışı bırakılmış yerlerin İmar uygulamasına görerek şuyulandırılan parsellerin Arsa

vasfı Maliye Hazinesi adına tescillerinin yapılıp yapılamacağında tereddüt hasıl

olmuş olup ve tescil edilecek ise Kadastro Müdürlüğünün göndermiş olduğu

hkocak
* YOLA TERKİN İHDASI (Kullanıcı adı "mile06" dikkatine)

Sn. "mile06"; dile getirdiğiniz konunun maalesef tam bir cevabı yok. Foruma daha
15.11.2011
önceki katılımlarımızda ve makalelerimizde dile getirdiğimiz üzere; 15 ve 16'ncı

maddeler gereğince terk edilen yerlerin ihdası tartışmalıdır. TAU Gn.Md.nün

görüşü bu durumdaki yerlerin 15 ve 16'ncı madde uygulararak ihdas

edilemeyeceği, ancak 18 uygulanması halinde ihdas edilebileceği yolundadır.

(13.06.1997 tarihli ve 8535 sayılı görüş yazısı)

Danıştay ise; bırakın terk edilmiş yerleri, kadastral yolların bile öncelikle DOP'tan

karşılanacak yerler için kullanılması, artan olursa (yani DOP sıfıra düşürüldükten

sonra artan olursa) onun ihdas edilebileceği yolundadır. (DANIŞTAY 6.Da.

19.02.1997 tarih, E.1996/1442, K.1997/874 sayılı kararı)

Hal böyle iken ne yazık ki belediyeler tarafından 18 uygulaması öncesi kadastral

yollar ihdas edilebildiği gibi daha önce parsel malikleri tarafından terk edilen

kısımlar da ilgilisine dönmediği için o kısımlar da ihdas edilebilmektedir. İhdasa

konu yer yol ise, hangi amaca tahsis edileceğine bakılmaksızın belediye tarafından

ihdas edilebilir. Ama sakıncalarını yukarıda belirttiğim üzere eğer bir dava olursa

iptali de mümkün olabilir. İhdasa konu şu an yol olarak görünüyorsa, her ne kadar

yuıkarı8daki sakıncalar rağmen, yine yukarıda dile getirilen belirsizlik ve de 2644

sayılı Yasanın 21'inci maddesi gibi bir yasal dayanak varken ihdas kadastro

elemanları tarafından ihdas işleminin fazla sorgulanmaması gerekir

düşüncesindeyim. ... Hüseyin KOÇAK

Sn."mehmetguneşli" dikkatine;

Sorduğunuz soruyu anlayamadım. Dava açılan bir parselden bahsediyorsunuz, bu

parsel 28 parsel mi, o parselin hangi vasfı ya da özelliği hangi nedenle iptal

istemine konu? 28 parsel için bir yerde "ilköğretim yeri olarak gözükmekte"

diyorsunuz, bir yerde "yer okul yeri değil tarla" diyorsunuz. Dolayısıyla konuyu

Sayfa 193 of 298
Żlk Önceki Sonraki Son