Yazan
Mesaj

lilylotus
Sayın Üstadlarım ve Müdürlerim,

Müdürlüğümüzün yetki alanı içindeki bir mahallede bulunan çok sayıda
17.05.2011
taşınmazda 442 sayılı Köy Kanunundan kaynaklanan "on yıl süre ile takyitlidir,

satılamaz, devir ve temlik edilemez." şerhi mevcutken belediye tarafından bu

parsel malikleri aleyhine Köy Kanunundan kaynaklanan şartları yerine

getirmedikleri gerekçesi ile dava açıldı ve bu taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir

konuldu. En son çıkan torba yasada bu kanuna eklenen bir maddeyle

vatandaşların borçlarını ödemesi halinde bu takyidatın kaldırılacağı ile ilgili bir

düzenleme yapıldı ve şimdi hem ihtiyati tedbir terkinleri ve hem takyidat

terkinleri geliyor. Malikler daha önce bu takyidattan dolayı taşınmazları

satamadıkları için satış vaddi sözleşmesi yapmışlar.

Benim sorularım şöyle;

1- Taşınmaz satılamaz ve satış vaadine konu olamazken yapılan satış vaadi

sözleşmesi geçerli midir? Tapuya şerh ettirilebilir mi?

2- Bu parseller sanayi bölgesi içinde kaldığı için değerlenmiş ve malikler eski

vekaletnameleri ile ilgili azilname düzenliyorlar. Azledilen bir vekaletnameye

dayanılarak yapılan bir satış vaadi sözleşmesi, azilname tarihinden önceki bir

tarihte yapıldığı takdirde tapuya şerh ettirilebilir mi?

3- Taşınmaz üzerinde ihtiyati tedbir olması nedeniyle satş vaadi sözleşmesinin

şerhi talebini "üzerinde tedbir olan taşınmazda 3, kişiler lehine hak doğurucu

işlem yapılamayacağı" gerekçesiyle reddetmek yönündeki düşüncemiz mevzuat

açısından uygun mudur? (Lütfen torba yasadaki kanun maddesiyle bu davalardan

dolayı konulan tedbirlerin kaldırılacağının kesin olması bilgisiyle bunu

değerlendirin) Çünkü bu malikler bir değil birden fazla satış vaadi sözleşmesi

yaptığı ya da farklı kişilere aynı taşınmazla ilgili satış yetkili vekaletnameler

verdikleri ve bir önceki vekili azlettikleri için sözleşme lehdarları tarafından sürekli

talep geliyor.

gurseldortgoz
ÖBK’ DA TANIK UYGULAMASI

Ölünceye kadar bakma akitlerinin iki tanık huzurunda yapılması zorunludur.
25.05.2011
Taraflardan birisi okuryazar değilse ayrıca iki tanık bulundurmaya gerek yoktur.

İşleme tanık olarak iştirak edenler, resmi senedin okuryazar olmayana

okunduğuna da tanıklık edebilirler. Yani işlemde dört tanık bulundurulmayıp, iki

tanık bulundurulması yeterlidir. Gürsel Öcal DÖRTGÖZ

ÖBK’DA TANIK UYGULAMASI KALDIRILMALIDIR

Borçlar Kanunu gereği ölünceye kadar bakma akitlerinde iki tanık bulundurulması

zorunludur. Ancak tapu yönü itibariyle ölünceye kadar bakma aktinin bir satış

aktinden hatta bir bağış aktinden hiçbir farkı yoktur. Bağış gibi bir malın başkasına

bedelsiz devri halinde tanık bulundurulmuyorken, ölünceye kadar bakma akdinin

iki tanık huzurunda yapılmasın aramak anlamsızdır.

Borçlar Kanunda yapılacak bir değişiklikte iki tanık uygulamasının kaldırılması

yerinde olacaktır. Gürsel Öcal DÖRTGÖZ

HİSSEYE DÜŞEN VAKIF TAVİZ BEDELİ

Vakıf taviz bedelinin hisseye düşen kısmının ödendiği vakıf yazısında belirtilmişse,

tapu kütüğünün beyanlar sütununa “hisseye düşen vakıf taviz bedelinin ödendiği”

belirtilerek, hisse üzerinde temliki tasarruflar yapılması mümkündür.

Tüm hissedarlarca taviz bedeli ödendiğinde vakıf şerhinin terkini ile beraber,

beyanlardaki belirtmelerde re’sen terkin edilmelidir. Gürsel Öcal DÖRTGÖZ

RESMİ SENEDE YAZILACAK ŞART VE MÜKELLEFİYETLER

Resmi senede satılan parsel üzerinde inşaat yapılamayacağı, başkasına

satılamayacağı, ipotek tesis edilemeyeceği gibi mülkiyet hakkının malike

bahşettiği hakları kısıtlayıcı veya yasaklayıcı kayıt ve şart ve mükellefiyetler

yazılamaz. Bu kayıtlar her nasılsa yazılmış olsa dahi bir hükmü olmaz. Gürsel Öcal

Sayfa 96 of 196
Żlk Önceki Sonraki Son