Yazan
Mesaj

m.satır
TAPU GÜNLÜĞÜNDEN

SPK Lisanslı Firmalara ve Uzmanlara Bilgi ve Belge Verilmesi konulu 14/09/2009
18.04.2012
tarih ve 4134 sayılı Genelge çerçevesinde inceleme, bilgi ve belge istenmesi

konularında Müdürlüğümüz ile ilgili olarak; “dilekçeni bırak yarın gel” yani bugün

git yarın gel anlayışı tarzında uygulama yapıldığına dair bir şikayetin intikal ettiğini

öğrendim. Halbuki Müdürlüğümüzde herhangi bir randevu gerekmeksizin haftanın

mesai yapılan her günü mesai saatleri içinde bu talepler karşılanmaktadır.

Fakat şikayet eden kişi ve şikayet edilen olay bazında bir bilgiye ulaşamadım.

Böyle bir uygulamaya maruz kaldığını iddia eden kişi veya firma temsilcilerinin

normal şartlarda önce daire müdürü ile görüşüp yanlış uygulama varsa çözüm

getirilmesini talep etmesi beklenir. Konunun gerçekliğini değil de bir maksat

güderek senaryolaştırdıklarını gündeme getirmek isteyenler ise uzun atlamalar

yaparlar.

Meslektaşlarımızın çoğunluğunun bu tarz yaklaşımlarla tanışıklığı vardır. Ayrıntıya

girmeden bir örnek vereyim. Vekaletsiz ve sözleşmesiz iş takibi yapmak isteyen, bu

talepleri yerine getirilmeyip geri çevrilenlerin şikayet argümanı“Bize Kötü

Davranılıyor” şeklindeydi.

Bu gibi kamuflajlı şikayetler genellikle :

1- Taciz etme amaçlıdır.

2- Pusu geleneğinin tezahürüdür.

3- Çalışanları tedirgin edip, usulsüz ve eksik evrakla da olsa işlerinin yapılması için

zemin sağlama amaçlıdır.

4- Çorbada tuzum olsun’un farklı bir versiyonu olarak ateşte odunum olsun

zihniyetidir.

Atalarımızın bir sözü vardır:“Allah insana düşmanın bile merdini nasip etsin”

derler. Gerçi biz kimseyi düşman olarak görmüyoruz ama ilişkilerde işin mertlik

Ali_Eren2012
İlgi:18/04/2012 tarihli Selçuk Tapu Müdürü Mehmet SATIR beyin yazısı.

öncelikle Müdürüm ilgi tutarak yazılara cevap verdiği için bende öyle yapayım
18.04.2012
dedim.:))

Sayın Müdürüm önce ben kendimi takdim edeyim. Ben Tapuda Müdür yardımcısı

olmuş ve şu an Battalgazi Tapu Müdürlüğünde görev yapan biriyim. Bir zamanlar

1995- 1997 yılları arasında Konya'da Karatay Tapuda Sicil memuru olarak da

çalıştım. Aslında Kadastro kökenliyim.

Sizin yaşadığınız olaya gelince; bu tür olaylara şahsen ben çok alıştım. Özellikle

Kadastroda teknisyen olarak çalıştığımda çok sıkıntı çektim. Bu tür şahısları ve

kişiliklerini çok bilirim. Ancak benim üzüldüğüm mevzu ise kurumunca ya da emri

altındaki amirince yalnız bırakılman ve hatta suçlanmam oldu. Konya'da da ben

üzücü bir olay yaşadım ve iftiraya maruz kaldım. Adamlar (emlakçılar) 1'e çeyrek

kala daireye geldiler. ( Mevlana'daki eski binada) benimle hiç mi hiç ilgisi olmayan

kişiler bende iş ve işlemi olmayan bu şahıslar gelip bana çattılar. Müdür ..... ise

beni suçladı o zaman. Neyse ben şahsen bizim kurumdaki bu tür zihniyetten dolayı

umudumu kesti. Hayırlısı bir emekliliğim gelseydi şu 3 senem de bir gelseydi sağ

salim emekli olup gitseydim diyorum. Çünkü ben bu kurumda kurumunda

saygınlığını ve itibarını düşünerek; Onurumla şerefimle namusumla çalıştım. Bu

şekilde de bitirmek istiyorum. Ancak kimseye yaranamadım. Yine kötüyüm yine

kötüyüm..

AHMET OğUZ
a köyünde yapılan toplulaştırma sırasında birkaç taşınmaz birleştirilerek 38000 M2

olarak A şahıs adına tescil edilmiştir. A şahsı şimdi bu taşınmazını 1/3 er hisse
19.04.2012
olarak 3 kişiye satmak istemektedir. 5403 sayılı Kanunun 8. maddesindeki

bölünemez büyüklüğün üzerinde olmasına rağmen acaba bu satışın olup

olmayacağı hakkında Tarım Müdürlüğe sorulması gerekir mi?

Sayfa 137 of 196
Żlk Önceki Sonraki Son