Yazan
Mesaj

HASAN ERTCAN
sn. “ahmet OĞUZ” Kadastro Kanununu ben de biliyorum. Bu kanuna göre red

edilmiş bir dava biliyorsanız paylaşırsanız memnun olurum. Ekteki dava kararı
16.04.2011
örnektir. Hukuk Dairesi 2006/7105 E.N , 2006/9159 K.N.

İlgili Kavramlar

HAKKIN KÖTÜYE KULLANIMI,

MURİS MUVAZAASI

MÜRURUZAMAN

İçtihat Metni

Taraflar arasında görülen davada;

Davacılar, miras bırakanları A………'ın kayden malik olduğu 689 ve 699 parsel

sayılı taşınmazlardaki paylarının vekili aracılığıyla davalıya bedelsiz temlik

edildiğini, vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını ve yapılan işlemlerin

muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapularının payları oranında iptal ve tescilini

istemişlerdir.

Davalı, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davacılar iddiasının zaman aşımı nedeniyle reddine karar

verilmiştir.

Karar, davacılar tarafından süresinde duruşmalı temyiz edilmiş olmakla; Tetkik

Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı.

Dosya incelendi, duruşma isteği dava değeri yönünden reddedildi.gereği

görüşülüp, düşünüldü.

Dava, muris muvazaası ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal

nedenlerine dayalı tapu iptal ve tescil isteklerine ilişkindir.

Mahkemece, davanın zaman aşımı geçtiğinden bahisle reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden, toplanan delillerden davacıların ortak miras bırakanı A…….'ın

689 ve 699 parsel sayılı taşınmazlardaki 1/2 şer payını vekil aracılığıyla 15.9.1978

tarihli akitle davalıya temlik ettiği görülmektedir.

Davacılar anılan işlemin miras bırakanın ve vekilin haklarını kötüye kullanarak

gerçekleştirdiklerini ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır.

Kayıt maliklerinin taşınmazdaki haklarını doğrudan temlik konusu yapabilecekleri

gibi, vekil aracılığıyla da intikalini sağlamalarının olanaklı bulunduğu

tartışmasızdır.

Ancak vekil aracılığıyla yapılan muvazaalı işlemler asile izafeten

gerçekleştirildiğinden sözedilemez.

Öyle ise, iddianın ileri sürülüp biçiminden davanın 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı

Yargıtay İnançları Birleştirme kararında belirtilen muris muvazaası hukuksal

nedenine dayalı bulunduğu kabul edilmedilir.

Bilindiği üzere; Uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan

muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu

Muvazaada miras bırakan gerçek-ten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını

devretmek istemektedir.

Ancak mirascısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek,

gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede

iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak

suretiyle devretmektedir.

Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları

Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek

iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar

Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından

yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen

tüm mirascılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin

tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini istiyebilirler.

Hemen belirtmek gerekirki bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme

ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer birsöyleyişle

miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmıyacak biçimde

ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın

Sayfa 142 of 249
Żlk Önceki Sonraki Son