Yazan
Mesaj

emiru
Sayın Halil İbrahim ÇATAL

Bulduğum Notlar:
12.04.2011
Dava, tapu kaydında yer alan şerhin terkini ve tazminat istemine ilişkindir. Türk

Medeni Kanununun 1027. maddesinde yer alan, “İlgililerin yazılı rızaları

olmadıkça, tapu memuru, tapu sicilindeki yanlışlığı ancak mahkeme kararıyla

düzeltebilir” hükmü karşısında, davacının mülkiyete ilişkin bir hakka dayanmak

suretiyle tapudaki şerhin terkinini talep ettiği bu davanın görüm ve çözümünde

adli yargı yerinin görevli bulunduğu her türlü duraksamadan uzaktır. Hal böyle

olunca; Yerel Mahkemece, davanın adliye mahkemelerinde görülmesi gereğine

işaret eden ve Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına

uyularak işin esasına girilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

Dava, taşınmazın aynına ilişkin olup; bu niteliği itibariyle davanın görülme yeri

Adliye Mahkemeleridir. Bu nedenle işin esasına girilerek öncelikle taşınmazın

arsa mı, arazi mi, olduğu belirlendikten sonra; 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve

Güvenlik Bölgeleri Kanununa göre; taşınmazın 1. derecede kullanılması yasak ve

kamulaştırılması gereken bölgelerden mi, yoksa taşınmazın niteliğine göre

kullanılmasına müsaade edilen veya özel izinle kullanılabilen 2. derece Askeri

Yasak Bölge mi, olduğu belirlenmeli, kamulaştırılması gerekli veya hiçbir şekilde

kullanılmayan 1. derecede Askeri Yasak bölge olması halinde, oluşturulacak

bilirkişi kurulu eşliğinde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun değer biçmeye

ilişkin hükümleri kıyasen uygulanarak biçilecek değerine hükmedilmesi gerektiği

düşünülmeden davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi,

Mahkemenin, “Jandarma Genel Komutanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı

kararlarına dayanılarak taşınmazların tapu kayıtlarında oluşturulan askeri

güvenlik bölgesi şerhinin iptali için, öncelikle şerhin dayanağı olan kararların ve

işlemlerin iptali gerektiği, idari işlem iptal edildikten sonra şerhlerin

kaldırılmasının adli yargıda düşünüleceği; davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığı

iddiasıyla talep ettiği tazminatın da, idarenin eylem ve işleminden doğan zararın

tazmini mahiyetinde bulunduğu, dolayısıyla davanın idari yargı yerinde görülmesi

gerektiği” gerekçesiyle, “görev sebebiyle davanın reddine” dair verdiği karar, Özel

Daire’ce yukarıda yazılı nedenle bozulmuş, Yerel Mahkemece önceki kararda

direnilmiştir.

Uyuşmazlığa konu edilen davada talep, 84 ada 8 ve 42 parsel sayılı taşınmazların

tapu kaydının beyanlar hanesindeki “Askeri güvenlik bölgesi içindedir” şerhinin

terkini ve tazminata yöneliktir.

Öncelikle belirtilmelidir ki; tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilen şerh,

Türk Medeni Kanununun 1010. ve 1011. maddelerinde belirtilen şahsi ve ayni

hakların şerh ve tescili niteliğinde değildir. Beyanların işlevi, eylemli ve hukuki

durumu göstermek, aleniyet ve kanıtlama kolaylığı sağlamaktır. Böylece

beyanlar, taşınmazlarla ilgili bazı hukuksal ve eylemli durumlara açıklık

verilmesine yarar.

Özel yasalar uyarınca kütükte gözükmesi gereken, kamu hukukundan doğan

mülkiyet daraltımları da, yük altına giren arazinin beyanlar sütununa işaret edilir.

Bu durumda yazım işlemi, ilgili dairelerin gönderecekleri belgelere göre yapılır.

Öte yandan, Türk Medeni Kanununun 1027. maddesinde, ilgililerin yazılı rızaları

olmadıkça, tapu memurunun tapu sicilindeki yanlışlığı ancak mahkeme kararıyla

düzeltebileceği, hükmü öngörülmüştür.

Bu durumda, beyanlar hanesinde yer alan şerhin terkini talebiyle açılan bir

davanın, özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerince çözümleneceği açıktır.

Az yukarıda içeriği açıklanan davacı talebi irdelendiğinde, beyanlar hanesinde

yazılı “Askeri Güvenlik Bölgesi içindedir” şerhinin terkini ve buna bağlı olarak

tazminat istemiyle dava açıldığına göre, esasen davacının, öncelikle yük altına

giren taşınmazlarındaki daraltımın kaldırılmasını amaçladığı anlaşılmaktadır.

Öyleyse, Türk Medeni Kanununun 1027. maddesinde yer alan, “İlgililerin yazılı

rızaları olmadıkça, tapu memuru, tapu sicilindeki yanlışlığı ancak mahkeme

kararıyla düzeltebilir” hükmü karşısında, davacının mülkiyete ilişkin bir hakka

Sayfa 140 of 249
Żlk Önceki Sonraki Son