Yazan
Mesaj

kerim
sayın mesanas ilginize teşekkür ederim. iyi ki böyle bir site var ve iyi ki tüm

sorunlarımıza çözüm arayan üstadlarımız (müfettişlerimiz) var. Benim yüzölçümü
14.02.2011
hataları ile ilgili, anlatmak istediğim mevzu şu idi:


1- kamulaştırılan parselin alanı kadastrosu sırasında plnimetre ile hesaplanmış.

kamulaştırma esnasında 1996 yılında parsel köşe noktaları ve kamulaştırma

hattı koordinatlandırılarak sayısal hesaplanmış.

2-Bizim mevzuatımızda yüzölçümü hesabı tecvizi B.Ö.H.Y.Y. de 259. ve 260 mad.

de yazar. 260.md. de yapılaşmış alanlarda idarenin izni ile parsellerin alanları

grafik olarak hesaplanabilir... der . Parsellerin yüzölçümü ayrı ayrı

hesaplandıktan sonra parsel topluluklarının yüzölçümü ile karşılaştırılır der. yani

260,md. deki formül parsellerin ayrı ayrı ve gruplar halinde grafik olarak alan

hesabı yapılması ve aradaki farkın tecviz sınırını ifade eder.259. maddede ise

parsel yüzölçümleri koordinatlar ile hesaplanır. kontrol amacı ile prsel topluluğu

grafik yöntemle hesaplanıp aradaki farkın olması gereken tecviz sınırı formülünü

ifade eder.Ve fark tecviz dahilinde ise kesin alanlar koordinatlar ile hesaplanan

alanlardır.

3-Kadastro sırasında 260,md göre hesabı alan yapılan parselde 259.mad. ye

göre sayısal alan hesabı yaptığımızda aradaki farkı tecviz değerleri ile

karşılatırmamız için grup parseller olması lazım. Oysa iki farklı zamanda iki farklı

yöntemle hesap sözkonusu. Planimetrik hesaptan koor.hesaba geçilmiş

teknolojik gelişme ve bunun farkı var. burda hangi mad. deki tecviz formülü

uyggulanmalı. Bir başka husus da koordinatlarla bulunan değerler daha doğru

değrler olduğuna göre tescilde hangi yöntemle yapılan hesap esas alınmalı.

4-41mad. uyg yönetmeliğinde tecviz dahilindeki hatalar resen düzeltir demesine

rağmen daha sonra T.K.G.M. nün talimatı ile medeni yasa' ya aykırılıktan dolayı

ilgilisinden muvafakat alınması şartı getirilmişti. 2010/22 sayılı genelgede

hernekadar tecviz dahilindeki hataların resen düzeltilebilceği yazıyor ise de

kanaatimce bu düzeltmenin medeni yasaya ve tapu sicil tüzüğüne uygunluğu

açısından ilgilisinin muvafakatı alınması gerekir.

5-Asıl mesele daha önce grafik yöntemle alan hesabı yapılan ve grup parsellerde

tecviz formülü ile fark karşılaştırılırdı. değişiklikte bir parselde ifraz-yola terk-

kamulaştırma söz konusu olduğunda yapılan hesapta bir tek parselde ya da

birkaç parselsde tecviz formülü uyguluyoruz. oysa yöntem değişti sayısal hesap

söz konusu. Kadastro sırasında parsel topluluklarının alanı ile tek tek grafik

hesaplanan alan toplamı karşılaştırılırken parsel topluluklarının toplamında fark

tecviz dahilinde kalabilirken değişiklikte bir parselsde grafik hesapla sayısal

hesap karşılştırıldığında fark tecviz dışı olabilir.

6-Bu durumda kadastro sırasında klasik yöntemlerle alan hesabı yapılan

parsellerde kaba hesap hataları olmadığı sürece sayısal yöntemle (parsel köşe

koordinatları ile yapılan) alan hesabı arasındaki fark TEKNOLOJİK YÖNTEMDEN

KAYNAKLANAN FARKDIR. HATA DEĞİLDİR. TESCİLE KONU HARİTA YAPIMINDA PARSEL

KÖŞE NOKTALARI DA FOTOGRAMETRİK-GRAFİK-TAKEOMETRİK-PRİZMATİK VB. HANGİ

YÖNTEMLE ÜRETİLMİŞ OLURLARSA OLSUNLAR 1999/1 SAYILI SAYISALLAŞTIRMA

GENELGESİNE GÖRE SAYISALLAŞTIRILDIĞINA GÖRE YÜZÖLÇÜMÜ FARKLARI YUKARIDA

BAHSEDİLEN TECVİZ FORMÜLÜNDEN BULUNACAK DEĞERLERE BAKILMAKSIZIN 1999/1

E GÖRE DÜZELTİLMELİDİR. MEDENİ YASA VE TAPU SİCİLTÜZÜĞÜNE UYGUNLUĞU İÇİN

DE İLGİLİSİNİN MUVAFAKATI ALINMALIDIR.

7-KISMİ KAMULAŞTIRMALARDA İSE TESCİLE ESAS KAMULAŞTIRILAN KISMIN ALANI

KOORDİNATLAR İLE HESAPLANAN ALAN OLMALI. HATA GERİ KALAN KISIMDA

BIRAKILABİLİR YA DA MUVAFAKAT ALMAK İŞİ GECİKTİRMEYCEKSE GERİKALAN KISMIN

ALANI DA DÜZELTİLEBİLİR.

Sayfa 126 of 249
Żlk Önceki Sonraki Son