Yazan
Mesaj

görtapu
RÜCU ŞARTI HİBE........

Erkek eş taşımazını 2000 yılında rücu şartı ile hanımına hibe ediyor. Hibe edilen
06.06.2010
hanım, 2002 yılında kocasından önce ölüyor. Hibeden rücu şartı gerçekleştiği

halde tapuda işlem yaptırılmıyor. Taşınmaz halen hanım'ın üzerinde duruyor.

Daha sonra hibe eden koca'da 2009 yılında ölüyor. Hibe edilen hanımın 5

mirsacısı, hibe eden kocanın ise 4 mirascısı bulunmaktadır. Taşınmazın intikal ve

satışı için talep vardır.

Hanım 2002'de ölüyor mirascıları;

a,b, (evlatları)

c,d (torunları)

e (damat)

erkek eş 2009' da ölüyor mirascıları

a,b (evlatları)

c,d (torunları) e(damat) mirasa giremiyor.( muristen önce ölen kızın eşi)

mirasçılar arasında sorun var. Hanım eşin mirascılarından e(damat) bu

taşınmazın satış bedelinden pay istiyor, ancak erkek eş (hibe eden) in mirasçıları

e(damat)'ye pay vermek istemiyorlar.

Böyle bir durumda intikal ve satış için nasıl bir yol izlemek gerekir. ... Bütün

Sayın Hüseyin Bey,

Sitenizi keşfettiğimden beri çok faydalı bilgiler edindim. Kısaca özetlemek
07.06.2010
gerekirse; bizim de şöyle bir sorunumuz var: Adana'da 25 sene önce, rahmetli

babamız inşaat izni, ifraz ve tevhid işlemleri için müraacat etmiş. 15.ve

16.maddeye göre "bedelsiz" terke yönlendirilmiş, hatta zorunda bırakılmıştır.

Fakat 9862 metrekarelik arsadan 4608 metrekarelik 50 metrelik "yol" adı altında

yer alınmıştır.Tam 25 sene boyunca yol geçirilmemiş olup, şimdi ise özel mülkiyete

açmışlardır bu yerleri.

Babamız, bu plana güvenerek binalarının altına yola bakacak şekilde dükkanlar

yapmış ve şimdi o dükkanlar 5.000 ytl.PLAN EN BÜYÜK ŞERHDİR. Ve cevaben, kendi

irademizle terkettiğimiz ve bedelsiz bıraktığımız söyleniyor. Biz onların gösterdiği

plana göre irade beyan ediyoruz kaldı ki BİZ BELEDİYEDEN DAHA MI ZENGİNİZKİ VEYA

DEVLETMİYİZ Kİ adı "hibe", "bağış", "bedelsiz yola terk" adları altında belediyeye

bilabedel yer sunalım. Bu nasıl bir iradedir? bu nasıl bir uygulamadır? bu nasıl

adalettir? bu nasıl vicdandır? Bu nasıl bir uygulamadır?

Hukukun hangi penceresinden bakılırsa bakılsın, ister Anayasa deyin, ister borçlar

hukukunun 61.maddesi deyin ister imar kanunu deyin, ister Yargıtay kararı deyin,

ister Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün müktezatları deyin, isterseniz de

AIHM deyin; HEPSİ BUNUN BÜYÜK BİR ADALETSİZLİK OLDUĞUNU SÖYLÜYOR. 25

senedir gözetilmeyen, gözetilemeyen hangi kamusal yararmış bu? Biz kimsenin

malını istemiyoruz kendi hakkımızı talep ediyoruz. Avukatlardan, Danıştay tetkik

hakimlerine kadar kime sorsam haklı olduğumuzu söylüyorlar, içleri yanıyor. Tabii

bizim de. Unutmayalımki kamu yararının temelinde bile temel hak ve

hürriyetlerden mülkiyet hakkı vardır.

Dava açmak zorundayız. Fakat ne yapmamız gerekir, ne tür bir dava açmamız

gerekir bir de sizin görüşünüzü edinmek isterim. Şimdiden değerli görüşleriniz için

Sayfa 86 of 238
Żlk Önceki Sonraki Son