Yazan
Mesaj

m.satır
&nbs p; İŞ TAKİPÇİLİĞİ

İş takipçiliği, yasal düzenlemesi yapılmamış başıboş bir alan. Kolay kazanç kapısı
12.09.2009
olarak görülen bir saha. Her emeklinin ilk aklına gelen faaliyet. Geliri, kazancı

büyük oranda kayıt dışı olan bir iş. Kurumumuzun sırtından statü, iktidar ve kazanç

elde etme yolu.


İş takipçisi kazanç amacıyla bu işi yaptığından, mevzuatı da yeteri kadar

bilmediğinden yasal bir statüsü ve sorumluluğu da bulunmadığından; bu işi

yapanlardan, sonuçlanması mümkün olmayacak işlerde bile kurum çalışanları ile

özel ilişkisi olduğu izlenimi vermek suretiyle iş sahibi olan kişileri yanıltanlar

çıkmaktadır. İş sahibi kişilerden bu yüzden mağduriyet yaşayanlar olmaktadır.

Dairenin çalışma düzeni kurallara uygun olarak yapıldığında takipçi bunu delme,

disiplini bozma ve aşındırma çabası içine girmektedir. Çünkü onun zafiyeti olan

kişilere ihtiyacı vardır.


Kurumumuza zarar veren ve kamuoyu nezdinde itibar kaybettiren olumsuzlukların

zemini buradadır. Bu konuda genelge ile yapılan düzenlemeler istenilen sonucu

vermemiştir. Emlakçilerden, kendilerine tanınan iş takip sözleşmesi ile müracaat

etme hakkını kullanan yok gibidir. Çünkü bu işi yapanlar kayıt altına girmek

istememektedirler. Emlakçilik bütün dünyada var olmakla ve Ülkemizde de ciddi

olarak yapanlar olmakla beraber; önemli bir bölümünün bu işi yapış tarzı

emlakçilikten ziyade takipçiliğe dönüşmüş olup, ayakçılık değnekçilik tarzında

yapılan bir iş durumundadır.


İş takipçisinin veya aynı tür faaliyeti sürdüren emlakçinin yasal olmayan

müracaatlarının önünü kesip doğrudan iş sahibi kişilerin müracaatına bağlı olarak

işler yürütüldüğünde; menfaati zedelenmiş olanların olumsuz

manipülasyonlarının da etkisi ile:


* İşlemdeki süreçler bürokrasi olarak görülmeye,

* İstenen evraklar zorluk çıkarma olarak değerlendirilmeye,

* Hukuku ve kuralları göz ardı ederek işin felsefesini yapmaya başlama durumu

ortaya çıkmaya,

* Ben vatandaşım doğru söylüyorum bu evraka neden gerek duyuyorsunuz

denilmeye,


Başlıyor.


Aydın’da görev yaptığım dönemde bir kurumda muhasebe müdürü olarak görev

yapan bir kişi konut yapı kooperatifi başkanı sıfatıyla kooperatifin

gayrimenkulünün satışı için müracaat etmişti. Kendisinden satışla ilgili kooperatif

genel kurul kararı istendiğinde, ‘Ben kooperatif olarak satıyorum bundan size ne’

demişti.


Kişi kooperatif başkanı ama, Kooperatifler Kanunundan haberi yok. Genel Kurul

nedir yönetim kurulu nedir bunlar hangi konularda yetkilidirler bildiği yok. Kendine

izah edildiğinde anlamak istemediği gibi, üstüne üstlük ‘Allah tapu dairesine

düşürmesin’ demişti.


Kurumumuzun yıpratılmasına izin verilmemelidir. Bu işi kamu düzeninin gereği gibi

görmek, Kurumumuz çalışanlarını oluşmuş olan bu piyasa ile savaşan bir

durumdan çıkarmak lazımdır. Bu müesseseye ihtiyaç varsa yasal düzenlemelerin

yapılmasında emlak müşavirliği yasasının çıkarılmasında ısrarcı olunmalıdır. Eğer

ihtiyaç yoksa Kurumumuzun organizasyon yapısı ve çalışma usul ve şekillerinin bu

tip faaliyetlere elvermeyecek bir hale getirilmesi gereklidir. Saygılarımla.Mehmet

SATIR / Selçuk Tapu Sicil Müdürü

Sayfa 43 of 238
Żlk Önceki Sonraki Son