Yazan
Mesaj

m.satır


AKIL FITIĞI
04.03.2011
“AkılFıtığı nedir?

Düşünce yeteneğimizin normal olması gereken seviyeden uzaklaşması ve beynin

içinde; çeşitli duyguların, duyumların ve fiziksel davranışların serbestçe dolaşmaya

başlamasıdır.

Ne gibi zorlamalar veya etkiler böyle bir sonuca yol açabilir?

• Patronun kendi üst yönetiminden gelen emirlerin ve işlerin önünde durmaması,

aniden kıvraklık gösterip bükülmesi veya kenara çekilmesi sonucunda, doğrudan

astlara yağan zorlamalar;

• Patronun kendi taşıması gereken sorumlulukları astlarına yüklemesi, zor

kararların astları tarafından alınmasını sağlarken tüm yetkileri elinde tutmakta

ısrarlı olması, sonra da “öyle değil böyle olmalı” diyerek astların beynini

müsvedde kağıdına benzetmesi;

• Ortamda olup biteni anlayamadığı için her sorumluluk konusunu astlarına

devreden, ancak kararları kendisi vermekte ısrarlı olan, süreci ve ortamı

anlamadığı için çıkan olumsuz sonuçlardan yine astlarını sorumlu tutan

yöneticilerin tepkileri;

• Bir gün önce büyük bir hevesle savunulan fikirlerin ertesi gün tu-kaka edilip

değiştirilmesi ve oluşan değişikliğin hangi “çok haklı” gerekçelere dayandığının

diğerlerine anlatılması için astların görevlendirilmesi

gibi zorlamalar, Akıl Fıtığı’nın en belirgin nedenleridir…”

****** ****** ****** *******

Yukarıda ibareler Uğur ÖZMEN’in “Akıl Fıtığı” başlıklı yazısından alıntılanmıştır. Bu

güzel yazının tümünü okumanızı tavsiye ederim.

Yazar, iş alemine yönelik çarpıcı tespitlerde bulunmuş olmakla beraber; bu tip

davranışlara kamu yönetiminde rastlanmayacağı söylenemez. O yüzden yazıdaki

patron kelimesi yerine başka ünvanlar da konulabilir. Zaten kamuda da iş aleminin

kavramları yer almaya başlamıştır (örn: müşteri memnuniyeti, insan kaynakları

gibi). Kavramlar benzeştiğinde bunların anlayışlara yansıması kaçınılmaz olmaya

başlar.

İş dünyasında da olsa kamu yönetiminde de olsa iyi kurulamamış, boşlukları ve

tanımlanmamış alanları bulunan sistemler yerine; bütün unsurları ile iyi işleyen,

birbirini denetleyen, sürekli iyileştirmeye tabi tutulan sistemler kurulursa; elbette

bunun sonucunda çalışma düzeninin iyileşmesi, verimliliğin, yapılan işin ve

sunumunun kalitesinin artması gibi olumlu sonuçlar ortaya çıkacağından; bu

durum hem çalışanı motive edecek hem de hizmet alanları memnun edecektir.

Zaten bu çağda kamunun hizmet standardını yükseltmesi, hizmet alanların talep

ve beklentilerine karşılık vermesi herkes tarafından kabul görmüş ve paylaşılan

değerlerdir.Onun için her işte olduğu gibi bu konuda da dengeyi ve ölçüyü

kurabilmek önemlidir. Son söz: “Haddini aşan zıddına döner”.Mehmet SATIR /

Sayfa 143 of 238
Żlk Önceki Sonraki Son