| | Yazan | | Mesaj |
| | m.satır | | İLMİ SİYASET |
| | Eski günlerin birinde, çok meşhur bir hoca varmış. Bilgisiyle, tecrübesiyle, |
| 13.10.2010 | | yetiştirdiği kişiler ile ülkede bilmiyeni yokmuş. Yükselmek, büyük adam olmak |
| | isteyen herkes muhakkak bu meşhur hocaya gelip ondan ders alırmış. Onun |
| | ilminden yararlanırmış. |
| | Devlet adamı olup büyük mevkilere gelmek isteyen bir genç köy delikanlısı bu |
| | hocanın ismini duymuş. Onun ilmninden faydalanmak, ondan ders alabilmek için |
| | köyünü terk etmiş. Düşmüş yollara. Aylar sonra hocaya ulaşmış. |
| | 'Hocam ne olur beni kabul edin. Beni yetiştirin' demiş. Hoca 'İlmi diyanet mi, yoksa |
| | ilmi siyaset mi öğrenmek istersin' diye sormuş. Genç köylü. 'Bana ilmi diyanet |
| | öğretin hocam' demiş. Eğitim başlamış... |
| | Aylar geçmiş. Genç köylü ilmi diyanet konusunda iyice yetişmiş, pişmiş. Hocası 'Artık |
| | tamamsın. Şimdi de ilmi siyaset öğrenmek istermisin' diye sormuş. Köylü, |
| | 'Hocam, ilmi diyanet bana yeter. Ben köyüme dönmek istiyorum' demiş. |
| | Genç köyüne dönmüş. Akrabaları kendisini büyük bir ilgiyle karşılamış. Diyanet |
| | konusunda çok derin bilgi sahibi olduğu için, köyün camisine gidip hocanın |
| | vaazlerini dinlemek istemiş. Camiye gitmiş. Hocayı dinlemiş. Duyduklarına |
| | inanamamış. Hocanın söylediklerinden hiç memnun olmamış. Tam tersine, |
| | hocanın söylediği yanlış, uydurma şeyler nedeniyle sinirlenmiş. Bir ara kendini |
| | tutamayıp cemaatin içinden yüksek sesle bağırmaya başlamış.'Söylediklerinin |
| | hepsi yanlış. Uydurma. Ne biçim hocasın. İnsanları kandırıyorsun'. İşte bu sözler |
| | üzerine camide bir sessizlik olmuş. Herkes dönüp bu cümlenin geldiği yere bakmış. |
| | Hoca da gence dönüp kaşlarını çatmış. İtibarı zedelenmesin diye bu sesi susturmak |
| | için hoca cemaate dönüp bağırmış |
| | 'Ey cemaat, işte size bahsettiğim münafıklardan bir tanesi de burada, aramızda. |
| | Allaha inanmayan, camiye hakeret eden, hocaya baş kaldıran cehennemlik bir |
| | kafir içimizde oturuyor. Tutun onu. Gereken dersi verin. Atın dışarı' demiş... |
| | Cemaat genci yakalamış. Tekme tokat ve küfürlerle caminin dışına atmışlar. Her |
| | yeri yara bere içinde kalan genç inliye inliye evine dönmüş. |
| | Aradan birkaç hafta geçtikten sonra genç köylü karar vermiş. Meşhur hocaya geri |
| | gidip 'ilmi siyaset' öğrenmek gerektiğine inanmış. Yeniden yollara düşmüş. Meşhur |
| | hocaya ulaşmış. 'Hocam, ben geri geldim. Şimdi bana ilmi siyaset öğretmenizi |
| | istiyorum' demiş. |
| | Aylar geçmiş. Gencin ilmi siyaset eğitimi tamamlanmış. Genç, hocasının elini öpüp |
| | köyüne geri dönmüş. Hemen eskiden dayak yediği camiye gitmiş. Aynı hoca |
| | duruyormuş. Eski tas, eski hamam. Aynı hoca yine saçma sapan şeyler söylemiş. |
| | Cemaati yanıltan, kandıran ifadeler kullanmış. |
| | İlmi diyanet'ten sonra ilmi siyaset eğitimini de almış genç köylü, cemaat içinde |
| | ayağa kalkmış. Hoca kaşlarını yine çatıp gence bakmış. Cemaat kafalarını çevirip |
| | ayaktaki gence dönmüş. Sessizlik olmuş. Genç köylü yüksek sesle cemmate |
| | seslenmiş:'Ey cemaat. Bu Hoca efedi çok doğru söylüyor. Bu Hoca efendi ne |
| | mübarek bir hocadır. Ne yüce bir hocadır. Ey cemaat, her kim ki bu hoca efendinin |
| | bir kılını kopara ve ala, o kişi hiç şüphe yoktur ki cennetin kapısını aralaya.... ' |
| | İşte bu sözlerden sonra cemaat bir anda ayağa kalkıp, hoca efendinin üstüne |
| | çullanmış. Hocadan bir kıl koparmak isteyen onlarca insanın altında kalan hoca, |
| | bir daha o köyde hocalık yapamayacak hale gelmiş. Genç köylü de, ilmi siyasetin |
| | ne kadar güçlü bir silah olduğunu anlamış.... |
| | ***************************************************************************** |
| | ** |
| | Gerek iş yoğunluğu gerekse muhataplarımızın uygun olmayan davranış ve sözleri |
| | nedeniyle bazen sabır eşiğimiz düşüyor. Bir anda kendimizi gerilimli bir tartışma |
| | ortamının içinde bulabiliyoruz. Bu nedenle herkesin ilmi siyaset bilgisine ihtiyacı |
| | var diye düşünüyorum. Ancak bugünün ilmi siyaset bilgisi yukarıdaki hikayedeki |
| | gibi olmak durumunda değildir. Herkes kendisine yatırım yaparak iletişim |
| | becerilerini geliştirebilir; görevin gerektirdiği kurallardan taviz vermeden daha |
| | esnek tavır ve davranışlar gösterilebilir. Bununla birlikte yapılacak hakaretler de |
| | Sayfa 120 of 238 |