Yazan
Mesaj

yurtsever02
CEBRİ İCRA İLE SATİŞ

İcra müdürlüğü, borçlunun ad, soyadı, baba adı ve kimlik numurası belirterek 2008
06.07.2011
yılında haciz talebinde bulunuyor. İsim benzerliğinden dolayı parselle haciz şerhi

işleniyor ve ilgili icra müdürlüğüne bildirilyor.

Müdürlük, 2009 yılında bunun varkına varıyor. İcra müdürlüğüne dosyasında

mevcut kişinin aynı kişi olmadığını ve sehven konulan haczin terkin için müzakere

yazılmasını talep ediyor. Ancak icra müdürlüğü bunu dikkate almadan 2010

yılında satışını yapıyor. Alıcı tapu müdürlüğüne müracaat eder icra kararının

uygulamasını talep ediyor. Müdürlük ise bunu soru konusu yaparak, gelecek

talimat doğrultusunda haraket edeceğini alıcıya bildiriyor.

Gelen talimatta taşınmaz maliki ile haciz borçlusu aynı kişi olup olmadığı yönünde

müdürlük kanaatinin tüzüğün 13. maddesi ve 87. maddesi ve 1458 sayılı genelge

kapsamında oluşturlması gerektiğinden ve müdürlüğün kanaatinin hilafına işlem

yapmaya zorlanamayacağından, öncelikle her iki durumun (taşınmaz maliki ile

ilgili durumdan/ cebri satışın varlığından) taşınmazın beyanlar hanesine üçüncü

kişileri uyarıcı mahiyette belirtme düşülmesi ile konunun hükmen halli

gerekmektedir.

Bilgilerinizi, bildiriş ve görüşünüz doğrultusunda başkaca bir sakıncası yoksa işleme

yön verilmesini talimat olarak bildirildiği. C İcra müdürlüğü kararı uygulanmadığı

için, Bu kere icra alıcı cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunarak. M.K. 705

maddesine göre işlem yapmayan tapu personeli hakkın suç duyurusunda

bulunduğu.

Buna göre haciz borçlusunun taşınmaz maliki olmadığını icra müdürlüğüne

bildirilmesine rağmen cebri satışının yapıldığı ve kararı uygulamadığımız için suç

gurseldortgoz
İSİM BENZERLİĞİNDEN KONULAN HACİZ NEDENİYLE BORÇLU OLMAYAN MALİKİN

TAŞINMAZININ SATILMIŞ OLMASIİsim benzerliğinden sehven konulan haciz
06.07.2011
nedeniyle gerçekte borçlu olmayan malikin taşınmazı cebri icra yoluyla satılmış ve

satış kesinleşmiş ise, taşınmaz maliki ile haciz borçlusu aynı kişi olup olmadığı

yönünde müdürlük kanaatinin tüzüğün 13. maddesi ve 87. maddesi ve 1458 sayılı

genelge kapsamında oluşturulması gerektiğinden ve müdürlüğün kanaatinin

hilafına işlem yapmaya zorlanamayacağından, öncelikle her iki durumun (taşınmaz

maliki ile ilgili durumdan/cebri satışın varlığından) taşınmazın beyanlar hanesine

üçüncü kişileri uyarıcı mahiyette belirtme düşülmesi ile konunun hükmen halli

gerekmektedir.

Böyle bir durumda, tapu dairesi tapu kütüğünün beyanlar hanesine kayıt düşerek

durumu açıklayacaktır. Bu hali ile biri tescilli biri tescilsiz mükerrer mülkiyet

oluştuğundan mükerrer oluşan mülkiyet durumunun iptali için ilgililere tebligat

eriskender
Murisin veraset ilamı oğlu ve ikinci evliliğini yaptığı eşini kapsıyor.Eş ve oğul

noterde miras taksim sözleşmesi yapıyor.Sözleşme eşe düşen gayrimenkullerin
18.07.2011
bulunduğu tapuya ibra ediliyor.Bir yıl sonra oğul taksim sözleşmesini tapuya ibra

etmeden vefat ediyor ve geride eşini ve kızını bırakıyor.Aradan 40 yıl geçtikten

sonra geride bıraktığı kızı intikal işlemi için tapuya başvuruyor.Tapuda söz konusu

gayrimenkullerden birinde kısıtlılık söz konusu mahkeme yazısı sadece intikali

işlemlerin yapılmasına ilişkin.

Bu intikal işlemi nasıl yapılmalıdır...

Taksim sözleşmesi için mahkemeden muvafakat alınamaması durumunda

müşterek mülkiyet talebi yerine getirilmeli mi yoksa bununla ilgilide mahkemeden

muvafakat istenmeli mi?

Sayfa 37 of 66
Żlk Önceki Sonraki Son