Yazan
Mesaj

Taşınmazlar açısından konu irdelendiğinde; mahkemelerce dava konusu olan

veya dava konusu yapılacak olan ve aynı (mülkiyeti) taraflar arasında çekişmeli

bulunan bir taşınmazın başkasına devredilmesini önlemek için devrinin

yasaklanmasına karar verilebileceği, buna göre de, ihtiyati tedbir olarak, aynı

çekişmeli bulunan dava konusu taşınmazın haczine karar verildiği takdirde, bu

haczin temlik hakkının tahdidi olarak tapu siciline şerh verildiği, ihtiyati tedbir

olarak, mahkemece 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 1011.maddesinde

düzenlenen geçici tescile de karar verilebileceği görülmektedir.

Her iki halde de, yani haciz ve geçici tescil halinde, taşınmaz üzerindeki

mülkiyetten gayri ayni hak iddiaları güvence altına alınmış olur. Ancak bu tedbirler

yeterli değildir. Çünkü gerek temlik hakkının tahdidini içeren şerhte, gerek geçici

tescilde davalı taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunabilir. Bu sakıncayı önlemek

içinde uygulamada ihtiyati tedbir olarak, taşınmazın ferağdan menine karar

verilmektedir. H.U.M.K’nun 101.maddesinde her ne kadar “haciz” terimi

kullanılmakta ise de, mahkemeler ihtiyati tedbir kararlarını taşınmaz malın

aynına taallûk eden bir ihtilaf sebebiyle verdiklerinden, ihtiyati tedbir kararının

tapu dairelerine tevdii üzerine sicile şerh verilmesi halinde, bu taşınmaz

üzerindeki ihtiyati tedbir kararı kalkmadıkça üçüncü şahıs lehine hak doğurucu

hiçbir işlem yapılmaması gerekmektedir. Nitekim, bu husus, 07.07.1967 gün ve

1390 sayılı genelgeniz ile teşkilatınıza da duyurulmuştur.

İhtiyati tedbir kararının kalkması sonucunu doğuran haller ise; H.U.M.K’nun

109.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararının verildiği tarihten itibaren 10 gün

içinde esas hakkındaki davanın açılmamış olması; H.U.M.K’nun 111.maddesi

uyarınca ihtiyati tedbir kararının verilmesini gerektiren durum ve şartların

değişmesi halinde mahkemece ihtiyati tedbirin kaldırılması ve H.U.M.K’nun

112.maddesine göre mahkemece ihtiyati tedbirin devamına karar verildiği yazılı

değilse, esas hakkındaki hükmün tefhim veya tebliğ edilmesi halleridir.

yurtsever02
MÜRTEFİ HAKKINDA

Mahkemeye 1998 yılında açılan bir davada değişik iş adında aynı mahkeme 3
24.02.2010
taşınmaz üzerine 2004 yılı esaslı ve kararı ile ihtiyadı tedbir konulmasını talep

ettiği, ilgili tapu sicil müdürlüğü de mahkemenin 2004 yılı kararına istinaden

taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir şerhinin konulduğu, 1998 yılında açılan dava

Yargıtay'ca da red edilmesi ve 2008 yılında kesinleşmesiyle beraber 1998 yılındaki

esas alınarak 2004 yılında değişik iş ile konulan ihtiyadi tedbirin HUMK 112.

maddesi gereğince MÜRTEFİ olduğu (kendiliğinde kalkmış olduğu) şeklinde yazı

yazıldığı,

Bunun üzerine; müdürlük ilgili mahkemeye yazı yazarak ihtiyatı tedbirin kaldırıp

kaldıramacağını soru ettiği, ilgili mahkeme yazılarında 2004 yılında talep ettiği

ihtiyadi tedbirin 1998 yılındaki esas dosyaya ilgi tutarak taşınmazlar üzerine

konulan ihtiyati tedbirin HUMK 112. maddesi gereği mürtefi olduğu, tedbirin

devam etmekte olduğuna dair herhangi bir mahkememizin kararının bulunmadığı

gibi davada karar verilmekle davadan el çekilmiş olduğundan ihtiyati tedbirin

devamı ve kaldırılması yolunda bir karar verilmesinin mümkün bulunmadığı,

yasanın tüm kurum ve kuruluşlarca uygulanması gerekmekte olduğu, bu hususta

mahkememizce herhanği bir yorum bildirilmesinin mümkün olmadığının

bildirildiği.

Halbuki; değişik iş ile 2004 yılı aynı esa ve karar nolu aynı mahkeminin kararında

taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verdiği ve bunu müzekereyle

tapu sicil müdürlüğüne gönderdiği ve müdürlükte buna istinaden tedbir işlemini

yaptığı,

Bu nedenle; mahkemenin talebine istinaden 2004 yılı değişik iş ile aynı esas ve

Sayfa 17 of 66
Żlk Önceki Sonraki Son