| | Yazan | | Mesaj |
| | karatag | | Sayın üstadım 1961 yılında 5602 sayılı Yasaya göre kadastrosu yapılan 2003 nolu |
| | parselin üzerine 1985 yılında 2981 sayılı Yasaya göre 2382 ve 2383 nolu parseller |
| 11.11.2010 | | tescil edilmiş olup 2003 nolu parselin ancak üçte bir kadarlık kısmının mükerrer |
| | olmadığını tespit ettik. Şu anda yapılan 22-a uygulamasına tabi tutulan bu |
| | parsellerin; 2003 nolu parsel üzerine gelen 2382 ve 2383 nolu parsellerin |
| | çakışmadan dolayı mükerrerlik oluşturan kısımlarının iptal edilerek 2003 nolu |
| | parselin tamamı itibarı ile 2382 ve 2383 nolu parsellerinde kalan kısımları itibarı |
| | ile uygulamaya tabi tutulması ve askı öncesi ilgililerine bilgi verilmesi |
| | kanaatindeyim. Bir diğer görüşe göre ilgili parsellerde mükerrer olan kısımlar iptal |
| | edildikten sonra 22-a uygulamasına tabi tutulmasının uygun olacağı belirtilmekle |
| | bu konu tarafınızca değerlendirilerek görüş belirtilmesi hususunu saygılarımla arz |
| | nevzatsari | | MÜKERRERLİK GİDERİLMEDEN 22-A UYGULAMASI YAPILMAMALIDIR |
| | Mükerrer kadastro sonucu oluşan taşınmazların kayıtları geçersizdir, iptal |
| 19.11.2010 | | edilmesi gerekir. Mükerrerliğin tespitinden itibaren mükerreliğin giderilmesi için |
| | çalışmalara başlanılması gerekir. Aksi halde mükerrer kadastro yani geçersiz |
| | kadastro sonucu oluşan taşınmazlar üzerinden 22-a uygulaması yapmak doğru |
| | değildir. |
| | Zira hukuki dayanaktan yoksun olan ve kısmen ya da tamamen iptali gereken |
| | taşınmazların 22-a uygulamasında askı ilanına alınması doğru değildir. Bu nedenle |
| | mükerrerlik önce giderilmelidir. 22-a uygulaması başka şey mükerrerlik bambaşka |
| | şeydir. İkisi de farklı uygulamalardır. Bu nedenle 22-a uygulaması içerisinde |
| | mükerreliğin doğrudan giderilerek askı ilanında gösterilmesi mümkün değildir. |
| | Halil ıbrahim Çatal | | Sayın "AHMET OĞUZ", |
| | Bahsettiğiniz olayda her iki durumda da bir taraf bir tarafa tecavüzlü olacağı için, |
| 30.11.2010 | | bahsettiğiniz parselleride içine alan, sabit tesislere dayalı olarak geniş kapsamlı |
| | bir çalışma yapmalı mevcut durumu (arazi-pafta-orjinal ölçü uyuşumu) ortaya |
| | çıkarmalı, sorunlu olan yerlerin tam olarak belirlenmesi gerekir. Daha sonrasında |
| | yenileme yapılıp yapılmaması değerlendirilmelidir. |
| | Anlattıklarınıza göre yenilemenin sorunun giderilmesi için en iyi çözüm yolu |
| | olacağı görülüyor. |
| | AHMET OğUZ | | Daha önce yazdığım sorunuma bugüne kadar bir cevap alamadığımdan sorumu |
| | yeniden gönderiyorum. Cevap veren olursa sevinirim. |
| 30.11.2010 | | 1970 yılında yapılan tapulama çalışmalarında birbirine komşu olan parsellerin |
| | tapulama çalışmaları sırasında bir kısım parseller fotoğrametrik paftalar esas |
| | alınarak tahditleri yapılmış bir kısım parseller ise takeometrik okunarak tahdit |
| | edilmiştir. Fotoğrametrik olarak tahditleri yapılan parsellerin doğu kısmında |
| | bulunan parseller takeometrik olarak okunarak ayrı pafta açılmıştır. |
| | Fotoğrametrik pafta ile sonradan açılan paftalar arasında 5-6 metreyi bulan |
| | farklılıklar mevcuttur. Yani birbirine sınır olan iki parsellerde fotoğrametrik |
| | paftada kalan parselin sınırı ile sonradan açılan parselin sınırları aynı noktalar |
| | olması gerekirken farklı noktalar hesaplanmıştır. |
| | Bu durum parsel sahiplerinin aplikasyon talepleri neticesinde ortaya çıkmıştır. |
| | Şimdi fotogrametrik pafta esas alındığında takeometrik olarak ölçülen parseller |
| | sanki fotogrametrik olarak tahdidi yapılan parsellere tecavüzlü gibi görünüyor |
| | sonradan açılan paftadaki parsellerin koordinatları esas alındığında ise |
| | fotoğrametrik paftadaki parseller yeni açılan paftalardaki parsellere tecavüzlü |
| | gibi görünmektedir. |
| | Sayfa 86 of 231 |