Yazan
Mesaj

şen_er 56
Sayın üstadım Hüseyin KOÇAK'ın dikkatine olmak üzere size sormak istediğim şu;

Bir taşınmazın tam ortasından 5 yıl önce DSİ. Genel Müdürlüğünce kanal
04.07.2012
geçiriliyor ve kamulaştırma sırasında hazırlanan tescil beyannamesinde parselin

kuzeyine A harfi, kanalın geçtiği alan B harfi, güneyi de C harfiyle gösterilmiş olup,

bölünen bu parsellere A= 3361 B=3362 C=3363 olarak son parsel numaraları

verilmiştir.

Ancak paftasında tam tersine güneyine A harfi, kuzeyine de C harfi verilerek A harfi

3363 ve C harfi de 3361 olarak dikkatten kaçarak tescili sağlanmıştır. İfraz

beyannamesinde A=10197m2 C=7529m2 olarak hesaplanmıştır. Dolayısıyla bu

ana parselin iki hissedarlarından A parselini kullananın elinde 3361 parsel adı

altında 10197m2 lik yer kullanması gerekirken 3363 parsel adı altında 7529 m2

yer kullandığı ve diğer hissedarının da aynen 3363 parsel olması gerekir 3361

parsel adı altında değişik tapuyu kullandığı, kendi parseli 7529 m2 olması

gerekirken 10197 m2 miktarında yer kullandığı görülmüştür.

Bu nedenle tarafların düzeltilmesi talebi ile bu hatanın nasıl düzeleceği

konusunda bana yardımcı olursanız çok sevinirim. Kolay gelsin diyorum ve

Dilmaç
Yönetmeliğe göre belirlenen bir alanda mevzuata uygun olarak hazırlanan ve

kontrol işlemlerini müteakip tescil olan bir 18.madde uygulama işleminden
05.07.2012
yaklaşık bir sene sonra ruhsatlı ve kat mülkiyetli etrafı duvarlarla çevrili iki sitenin

(ki bu sitede maliklerin bir çoğu yabancı uyruklu vatandaşa satılmış) parsel

sınırlarının korunmadığı hatta kat mülkiyetine geçmiş binanın taban oturumuna

çekme mesafesinin sıfıra kadar yaklaşıldığı anlaşılmıştır.

Bu durumu gözden kaçtığından yola çıkarak; bu parsellerde bütün maliklere

ulaşmanın mümkün olmadığı ve dolayısıyla 15 ve 16. maddeler kapsamında tevhit

ifraz yoluyla çözülemeyeceğinden hareketle belediye sadece o parselleri

kapsayan iki imar adasında herhangi bir plan tadilatı yapmaksızın tekrar bir

düzenlemenin yapılmasını ve yapılan bu yanlıştan dönmenin bütün bölgeyi

kurtaracağını düşünerek gerekli işlemleri başlatmışlardır.

Ancak söz konusu işlem kadastro müdürlüğüne intikal ettirildiğinde; plan tadilatı

olmaksızın ikinci uygulamanın söz konusu olamayacağı belirtilmiş ve dosya iade

edilmiştir.

Benim sorum ruhsatlı ve kat mülkiyetli olan bir binanın sınırlarının korunması

belediyenin kontrolünde olsa da ilk uygulamada kadastro müdürlüğü bu konuya

dikkat etmesi gerekmezmiydi. ki komşu parsele çekme mesafesi sıfır olan bir bina

komşu parsele tecavüzlü sayılmazmı. Bu ne durumu göre göre ve sadece mevcut

duvarlara uydurup sorun çözmekteki belediyenin bu tutumuna karşılık kadastro

müdürlüğünün bu dosyayı iade etmesi doğrumudur.

düşünülen uygulamada hisse ayrımı yok parsel yerdeğiştirmesi yok sadece sınır

düzeltmesiyken hiç bir art niyet yokken sizce bu ikinci uygulama yapılamazmıydı...

saygılarımla...

Sayfa 193 of 231
Żlk Önceki Sonraki Son