Yazan
Mesaj

71excalibur71
22-a uygulaması ve tescil harici yerler konusu :

22-a uygulamalarında tescil harici kalan yerlere komşu taşınmazların tamamında
12.05.2011
mavi sınır alarak en ufak yüzölçüm artışında bile maliye kuruluşuna bilgi vermemiz

uygulamanın en büyük çelişkilerinden olacaktır. Kaldı ki bazı arkadaşlar senetsiz

defteri oluşturup 40/100 dönüm araştırması yapmaya kalkışmış. hayret ! Parselin

sınırlarında hiç bir teknik sorun yok iken planimetre hatası tersimat hatası veya

sehven yazım hatası ile yüzölçümü artan parsellerde kabahatli bir anda vatandaş

mı oldu?

Örnek: 1957 yılında yapılan kadastroda planimetre doğru hesaplanmış (27000)

ama tutanağa üst satırdaki parselin değeri yazılarak (8000) hatalı tescil

oluşturulmuş.

M.İ.K. (200 ) ile konu tam olarak çözümlenmiş değil, bir de tescil harici yerleri

tescil etmeme kararı tabii. 5304 ile getirilen yenilik benzeri bir uygulamanın 22-a

mevzuatına entegre edilmesi ile tescil harici yerleri önce orman kadastrosu,

mera komisyonu çalışması veya idari tescil gibi yöntemlerle tescil etmenin basite

indirgenmiş çözümleri getirilseydi bazı sorunlar daha kolay aşılabilirdi diye

düşünüyorum.

Hatırlatmak isterim ki 50 yıl önce de olsa bu paftaları biz ürettik ve kendi

paftalarımızı yeniliyoruz. Gerek sınır tip ve uygulamalarımızla gerekse yönetmeliği

zorlayarak vatandaşa ek külfetler getireceksek bunun adı başka bir şey diye

kadastrocu
5602 SAYILI TAPULAMA KANUNU

Selamlar….
12.05.2011
Görev yaptığımız Müdürlükte yetki alanımızdaki birimlerimizden bir tanesinde

1951 tarihinde 5602 sayılı Tapulama Kanunu uyarınca tapulama çalışmaları

yapılmıştır. Bu birimde, babasından kalma taşınmazı olduğu, zeminde bu taşınmaz

üzerinde meskenin olduğu ama yaptığı araştırmalarda evinin bulunduğu

taşınmazının, tapulama sırasında düzenlenen ölçü krokisinde ( X ) parsel

numarasını alarak sınırlandırması yapılan, paftasına tersim edilen fakat alan

hesap karnesinde alan hesabı yapılmayan, fen klasöründe yüzölçümü ve vasfı

belirtilmeyen bu nedenle de tescil edilmeyen bir taşınmaz olduğunu ve tescili için

gereğinin yapılmasını belirtir dilekçesini Müdürlüğümüze sunmuş bulunmaktadır.

Müdürlüğümüzce Müdürlük arşivi, İlgili Tapu Müdürlüğü ve Mahkemelerde yapılan

incelemelerde; vatandaşın dilekçesinde iddia ettiği gibi 1951 tarihinde 5602 sayılı

Tapulama Kanunu hükümlerince tapulaması yapılan birimde düzenlenen ölçü

krokilerinden bir tanesinde ( X ) parsel numarasını alarak sınırlandırması yapılan,

paftasına tersim edilen fakat alan hesap karnesinde alan hesabı yapılmayan, fen

klasöründe yüzölçümü ve vasfı bilgileri boş bırakılan parsel tespit edilmiş olup,

tespite binaen tapu müdürlüğü ile tutanak, askı ve kütük teyidi için

görüşüldüğünde ( X ) parseline ait tutanak düzenlenmediği, birime ait askı

listesinin bulunamadığı dolayısı ile ( X ) parselinin askı ilanına çıkıp çıkmadığının

bilinemediği, kütük sayfasında ise ( X ) parselinin öncesi ve sonrası parsellerlin

sıralı olarak kütükte tescillendiği ( yani ( X ) parselinin kütük sayfalarında da

olmadığı ) görüldü. ANCAK BİRİME AİT SON KÜTÜĞÜN SON SAYFASINDA ( Mukabele

edenlerin imza ettikleri sayfada ) “ Tapulaması yapılan …. Biriminde ihtiva ettiği

………. Adet parselden ( X ) ( bizim parselimiz)numaralı parselin ATLANMIŞ olduğu,

………….. nolu parsellerin ise tescile tabi olmadığından kütüğe geçirilmediği ve

geriye kalan ….. adet parselin tutanak sıra numaraları takip edilerek tescil edilip,

mukabelesinin yapıldığı. ”bilgisine ulaşılmıştır. Adı geçen ( X ) parseli için herhangi

bir mahkemede devam eden bir davanın olmadığı da tespit edilmiştir.

Bu bilgiler ışığında adı geçen ( X ) parseli için kütüğün son sayfasında belirtilen

(ATLANMIŞ ) olma ibaresinden ötürü tapulamanın tamamlanmadığı anlamını

çıkarabilirmiyiz? Ya da başkaca bir ifade ile Müdürlük olarak, talep sahibi

vatandaşı ne şekilde yönlendirmeliyiz.SAYGILARIMLA.....

Sayfa 125 of 231
Żlk Önceki Sonraki Son