Yazan
Mesaj

hkocak
* ZİLYETLİK ŞARTI (Kullanıcı adı "akanlar" dikkatine)

Zilyetlikten tahdit ve tespit yapabilmek için bilindiği üzere 20 yıllık zilyetlik şartı
26.03.2011
aranmaktadır. Ve bu zilyetlik çalışma alanı ilân tarihinden itibaren geriye doğru

hesap edilir ve de bu zilyetlik nizasız ve fasılasız olmalıdır. Bu kurala istisna

getiren herhangi bir düzenleme de bulunmamaktadır.

Dolayısıyla sizin yapacağınız, bu gün halen zilyet olan ve de bu günden geriye doğru

20 yıllık zilyetliği bulunanları zilyetleri adına yazmaktır. Onun dışında bugün zilyedi

bulunmayanları yazamayacaksınız. Zorunlu sebeplerle zilyetliğini bırakmak

zorunda olduğunu iddia eden vatandaşlar, haklarını yargı yoluyla aramak

durumunda kalacaktır. ... Hüseyin KOÇAK

* TAPULU YERİN HARİCİ SATIŞI VE TESPİT (Kullanıcı adı "AHMET OĞUZ" dikkatine)

Zilyetlik; zilyedin taşınmazı kayıt maliki, mirasçısı ve bunların temsilcilerinin

muvafakati ile fiili hakimiyeti altına aldığı günden itibaran başlar (bu tarih

1970'dir.) Harici satış ile edinmek için 10 yıl zilyet olmak yeterlidir. Bu ziyetlik,

kadastro çalışma alanı ilân tarihinden itibaren geriye doğru hesap edilir ve de bu

10 yıllık zilyetlik nizasız ve fasılasız olmalıdır.

5 ay önce (C) şahsına yapılan satıştan bahsediyorsunuz. Bu satış işlemi, çalışma

alanı ilânından önce ise tespit (C) şahsı adına, sonra ise tespit (B) şahsı adına

yapılmalıdır. (Halim ÇORBALI "3402 sayılı Kadastro kanunu Şerhi - 1991,

sayfa:365")

Bu konuda daha ayrıntılı bilgi için eski Genel Müdürlerimiz olan Merhum Halim

rhmdgn77
Değerli Üstad!

Müdürlüğümüz sorumluluk alanına giren bir köyde, 2005 yılında yapılan kadastro
31.03.2011
çalışmaları esnasında, bir parselde vergi kaydı uygulanmış, parsel "harman yeri "

niteliği ile orta malı olarak sınırlandılması yapılmıştır. Parselin üzerinde kargir ev

ve ahır bulunmaktadır. Bu durum tutanağın edinme sebebinde belirtilmiş ve

beyanlar hanesine parsel malikinin ismi belirtilerek yazılmıştır.

2005 yılında vatandaş kadastro mahkemesine dava açmış ve 2009 yılında

sonuçlanmıştır. Davada, fen bilirikişisi raporunda evden "2 katlı kargir ev ahır ve

samanlık " vardır diye bahsetmesine rağmen, hakim hüküm kısmında parselin

niteliğini "arsa" olarak belirtmiş ve karar kesinleşmiştir.

Vatandaş şimdi dilekçe ile müdürlüğümüze başvurarak cins değişikliği talebinde

bulunmaktadır.

Bu durumda mahkeme kararı olmasına rağmen, tutanağa ve bilirkişi raporuna

dayanılarak cins değişikliği yapabilir miyiz? Yoksa mahkemenin kararına ilişkin

yeniden davamı açması gerekir?

NOT: Vatandaş şu an, kararı veren mahkemenin, düzeltme kararı vermediğini

belirtmektedir...

Halil ıbrahim Çatal
Sayın "rhmdgn77"

Bahsetmiş olduğunuz olayda kesinleşmiş bir mahkeme kararı olması nedeni ile
01.04.2011
karara aynen uyulmak zorundadır. Bilirkişi raporları hakimlerin kanaat

oluşturmasına yardımcı olmak amacı ile düzenlenmekte olup, hakimin kararında

bu rapora birebir uymayabilir.

Eğer hakim bu şekilde karar vermiş ise taşınmazın niteliğinin değiştirilmesinde

olağan usullerin takip edilmesi gerekmektedir. Cins değişikliği için gerekli

belgelerle birlikte Kadastro Müdürlüğüne veya varsa LİHKAB'a başvurması gerekir.

Halil İbrahim ÇATAL / Tapu ve Kadastro Uzman Yardımcısı

zafer77
Sayın Müfetişlerim.

2 yıl önce bir tarla satın aldık. Tarla sahibi tarlanın yolu var demişti. Kadastroda
01.04.2011
yolun 1994'den sonra değiştiğini öğrendik. Şimdi bizim yola ulaşabilmemiz için

geçmemiz gereken arazi köyümüze ait tüzel kişilere aittir. Yani derneğimizindir.

Fakat muhtarımız geçmek için bize izin vermiyor. Kanunen hakkımız var mı? Varsa

ne yapmamız gerekiyor? Kadasatrda yolu olmayan tarla olur mu? Saygılarımla

Sayfa 116 of 231
Żlk Önceki Sonraki Son