Yazan
Mesaj

nevzatsari
MÜKERRER KADASTRO bunyamin_dincer dikkatine;

Olayınızdaki durum kadastro çalışmalarından kaynaklanmayan daha doğrusu
24.03.2011
kadastrodan sonra yapılan işlemlerden kaynaklanan bir mükerrerliktir. Mükerrer

kadastro kavramı daha ziyade kadastro çalışmalarından kaynaklanan iç içe

geçmeleri tarif eder. Sizin olayınızdaki gibi durumlar için “mükerrer kadastro”

kavramından ziyade “çifte tapu” kavramını kullanmak daha doğrudur.

Makalemizde kullanılan “mükerrerlik” veya “mükerrer kadastro” gibi kavramlar,

yukarıda açıkladığımız tüm iç içe geçmeleri tarif eden geniş nitellikli bir

tanımlamadır.

Kadastrodan sonra yapılan işlemlerden kaynaklanan mükerrerliğin giderilmesi

için 1515 sayılı Kanun hükümlerine göre uygulama yapılmalıdır. Olayınızdaki iç içe

geçen parsel malikleri aynıdır. Dolayısıyla işiniz bir anlamda kolaylaşmaktadır.

Burada en kısa ve makul yol hazinenin gelip muvafakat vererek2602 parselin tapu

sicilinden terkinini istemesidir. Bu terkin yapılırsa işler karmaşa haline gelmeden

çözülecektir. Dolayısıyla 1515 sayılı yasaya göre yapacağınız bildirimde 2602

parselin muvafakatle terkininin yapılması durumunda sorunun çözüleceği de

belirtilmelidir. Hazine 2602 parselin terkinine yanaşırsa sorun olmayacaktır. Yani

ilk önce muvafakat istenilmeli, verilmemesi durumunda 1515 sayılı Yasa

hükümleri işletilmelidir.

İmar uygulamasının hükümsüzlüğüne gelince, elbette imar uygulaması hatalıdır.

Uygulama alanı içerisindeki bir parsel atlanmış ve ihdas edilmemesi gereken

aslında tescilli bulunan bir yer hazine adına tescil edilmiştir. İlk olarak oluşturulan

geçerli kayda (2062 parsele) itibar edilmemiştir. Ancak idari yoldan uygulamanın

geçersizliği ya da oluşan parsellerin yolsuz tescil niteliğinde olduğunu tapu

kütüğünde göstermek mümkün değildir. Bu durumda ilgili malik Hazineye yapılacak

ayrı bir bildirimde durumdan bahsedip uygulamanın iptalini dava yolu ile

isteyebilecekleri bildirilmelidir.

Bu hususun sonuçlanmasında, bir şekilde hazine zararı ortaya çıkarsa, tapu

sicilinin tutulmasından bir zarar ortaya çıkacağından, imar uygulamasının

kontrolünü yapan kadastro görevlilerinin de sorumluluğu ortaya çıkabilecektir.

Zira, mülga 1994/5 sayılı Genelgenin "Parselasyon Haritaları" bölümünün "V-A"

maddesi ve meri 2010/22 sayılı Genelgenin 18/3, 18/4 ve 19/1. maddeleri,

kadastro müdürlüklerine düzenleme sahasında kalan tüm parsellerin

bunyamin_dincer
Sayın İ.SARI, göstermiş olduğunuz ilgiden ve verdiğiniz cevaptan ötürü teşekkür

ederim. Ancak; ikinci paragrafta vermiş olduğunuz öneri Hazinece uygun
24.03.2011
görülmemektedir. Çünkü sebebini henüz bilmiyoruz ama yüzölçüm farkı bu terkini

yapmamıza engel olmaktadır.

AHMET OğUZ
Tapuda A şahsı adına kayıtlı bulunan taşınmaz 1970 yılında B şahsına haricen

satılıyor. 1970 yılından beri bu yere B şahsı zilyet bulunmaktadır. Taşınmazın
25.03.2011
tapuda maliki görülen A şahsı taşınmazı 5 ay önce tapudan C şahsına devrediyor.

Şimdi taşınmazın sahibi tapuda C şahsı ama bu şahıs taşınmazın sadece tapusunu

devralmış taşınmaz 1970 yılından beri B şahsında bulunmaktadır. Taşınmazın

tapusu tamamen taşınmazı kapsamaktadır.Taşınmazın bulunduğu yerin krokisi

mevcuttur yani taşınmazın tapusu zemine aynen uymaktadır. Şimdi kadastro

sırasında bu yer kimin adına tespit edilecektir. Taşınmazı 1970 yılında haricen

satın alan ve halen taşınmazı zilyetliğinde bulunduran B şahsına mı yoksa

taşınmazın tapuda maliki görünen C şahsına mı tespiti yapılacaktır.

Sayfa 115 of 231
Żlk Önceki Sonraki Son