Yazan
Mesaj

nevzatsari
MÜKERRRER KADASTRO DURUMU (Engin TOPÇU dikkatine)

1- Kadastrodan Kaynaklanan Mükerrerlik Durumunda,
22.02.2010
Mükerrer kadastroda, kadastro tutanaklarının kesinleşme tarihine değil,

düzenlenme (tespit) tarihine itibar edilmesi gerekir.Yani kısmen veya tamamen iç

içe geçen taşınmazlardan hangisinin kadastro tutanağı düzenleme tarihi eski ise o

tapu kaydının ilk kadastro sonucu oluştuğu değerlendirilmeli ve tespit (kadastro

tutanağı düzenlenme) tarihi sonra olan tapu kaydı iptal edilmelidir.

Kadastro sonucu tapuya tescil edilmiş olan mükerrer tapu kayıtlarında, tapu

kayıtlarının dayanağı olan tespit tutanak tarihleri karşılaştırılmalı ve tespit

(tutanak düzenlenme) tarihi eski olan tapu kaydına itibar edilmeli, tespit tarihi

sonra olan kayıt ise tapuda iptal edilmelidir. Kadastro tespitlerinin eski tapu

kayıtlarına dayanılarak yapılmasının da bir önemi yoktur. Burada bakılması

gereken, mükerrerliğe konu taşınmazların kadastro tutanaklarının düzenlenme

tarihleridir.

Nitekim, Yargıtay1. Hukuk Dairesi, E: 2008/2599, K: 2008/5477 sayılı kararında

“Kadastro tespitine ilişkin tutanağın tanzim tarihine göre, tarihi daha önce olan

kayıtların ilk kadastro olarak kabulü gerekir, tespiti daha sonra yapıldığı halde,

kesinleşme tarihi önce olan taşınmazların kayıtlarının ilk kadastro olarak kabulü

yerinde değildir.” ve E: 2007/8345, K: 2007/11436 sayılı kararında “…….mükerrer

kadastroda tespit tarihine değer verilmesi gerektiği kuşkusuzdur…” şeklinde

hüküm kurarak mükerrer olarak kadastroya tabi tutulan taşınmazlardan kadastro

veya tapulama tespit tarihi sonra olan kaydın iptal edilmesi gerektiğini

belirtmiştir.

Öte yandan; mükerrerliğe konu olan taşınmazların tespit tarihlerinin aynı olması

durumunda,evvel (ilk) yapılan kadastro veya sonradan yapılan (ikinci) kadastro

şeklinde bir tanımlama mümkün olmadığından, mükerrerliğe konu taşınmazların

kadastrosunun aynı anda yapılmış olduğu düşünülerek, tüm taşınmaz malikleri ile

ayni ve şahsi hak sahiplerine tebligat yapılmalı ve mükerrerliği gidermeleri

yönünde 30 gün içindemahalli hukuk mahkemelerinde dava açmaları

istenilmelidir. Dava açılmadığı takdirde 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 1026

ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince dava Tapu Sicil Müdürünce açılmalıdır.


2- Kadastrodan sonra Yapılan (Kadastrodan Kaynaklanmayan) İşlemlerle

Mükerrerlik Oluşmasında;


Mükerrerliğin, kadastrodan sonra yapılan talebe bağlı teknik işlemler veya

kontrollük işlemleri (tapu fen işlemleri) sonucunda oluştuğunun anlaşılması

halinde, mükerrerliğin giderilmesi için çözüm, 3402 sayılı Kadastro Kanunu ve

4721 sayılı Türk Medenî Kanununda aranmamalı ve 1515 sayılı Tapu Kayıtlarından

Hukuki Kıymetlerini Kaybetmiş Olanların Tasfiyesine Dair Kanunun 2 nci maddesi

uygulanmalıdır.

1515 sayılı Kanunun 2 nci maddesine göre; mükerrerliğe konu taşınmaz

maliklerine ve ayni ve şahsi hak sahiplerine tebligat yapılarak iki ay içinde

mükerrerliğin giderilmesi konusunda dava açmaları istenilmeli, bu süre

içerisinde dava açılmaması durumunda, tapu sicil müdürü, kendi görüşünü de izah

ederek dava açmalı ve dava sonucuna göre işlem yapması gerekir. Kadastrodan

kaynaklanmayan mükerrerlik durumlarında, 1515 sayılı kanun ve bu kanuna

dayanılarak çıkarılan Nizamname (Tüzük) hükümlerine göre hareket edilmelidir.

Sayın Engin TOPCU, Yukarıda da genel hatlarıyla izah edildiği gibi, sizin olayınızda

mükerrerlik durumu 2 inci bölümde anlatılan kadastrodan kaynaklanmayan bir

mükerrerliktir. Bu durumun düzeltilmesi için en uygun çözüm, hazinenin idari

yargıda iptal davası açarak, imar uygulamasını geriye döndürmesi ve yeni bir

uygulamayla unutulan ve ihdasen oluşan yerlerin imara tabi tutulmasıdır.

Ancak Hazine bunu yapmıyorsa ivedilikle iç içe geçen taşınmazlar tespit edilerek

tapuda uyarıcı nitelikte belirtme yapılmalı ve krokili rapor hazırlanarak 1515 sayılı

yasa hükümlerine göre hareket edilmelidir.

Sayfa 80 of 298
Żlk Önceki Sonraki Son