Yazan
Mesaj

gurseldortgoz
KAMULAŞTIRMASIZ EL KONULAN TAŞINMAZLARIN İDARE ADINA TESCİLİ

18/6/2010 tarih 5999 sayılı KAMULAŞTIRMA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA
02.03.2011
DAİR KANUN’a göre; Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması

hiç yapılmamış olmasına rağmen 9/10/1956 tarihi ile 4/11/1983 tarihi arasında

fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis

edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya

tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili

olarak el konulması sebebiyle, malik tarafından ilgili idareden tazminat talebinde

bulunulması halinde, öncelikle uzlaşma yoluna gidilmesi esastır.

Uzlaşmaya varılıp varılmadığı, malik veya temsilcisi ile komisyon üyeleri

tarafından imzalanan bir tutanağa bağlanır. Bu tutanak ile uzlaşma görüşmelerine

ilişkin bilgi ve belgeler, açılacak davalarda taraflar aleyhine delil teşkil etmez.

Uzlaşmaya varılması halinde, üzerinde uzlaşılan hakkın türünü, tanınma şart ve

usullerini, nakdi ödemede bulunulacak ise miktarını ve ödeme şartları ile

taşınmazların tesciline veya terkinine dair muvafakati de ihtiva eden bir sözleşme

akdedilerek bu sözleşme çerçevesinde işlem yapılır ve uzlaşma konusu taşınmazlar

resen tapuya tescil veya terkin edilir.

Tescil veya terkin için resmi senet düzenlenmesine hatta tapu malikinin tapu

dairesine gelmesine dahi gerek yoktur. Bu konuda verilmiş bir mahkeme kararı

dahi aranmaz. İdarenin malik ile yaptığı sözleşme tescil terkin yetkisini içeren

muvafakatnameyi tapu dairesine ibraz etmesi yeterlidir. Tapu dairesi bu

belgelere dayalı olarak tescil veya terkini yapacaktır.

İdare ve malik arasında uzlaşma sağlanamadığı takdirde, uzlaşmazlık tutanağının

tanzim edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde malik tarafından sadece

tazminat davası açılabilir. Dava açılması halinde taşınmazın veya hakkın idare

adına tesciline veya terkinine ve malike tazminat ödenmesine hükmedilir. Tescile

gurseldortgoz
SEHVEN DAVALAI GÖSTERİLMİŞ KADASTRO TUTANAĞININ KESİNLEŞTİRİLMESİ

Davalı olmadığı halde sehven (yanlışlıkla) davalı olarak gösterilmiş ve bu nedenle
07.03.2011
kesinleştirilmemiş olan kadastro tutanakları kadastro mahkemesinden bu gerekçe

ile geriye gönderilmiş ise, kadastro müdürlüğünce tutanak kesinleştirilerek tapu

dairesine gönderilmelidir. Tapu dairesi kadastro müdürlüğünün yapacağı

kesinleştirme işleminden sonra gerekli tescili yapacaktır.

Yine komşu parsel olması nedeniyle davalı gibi gösterilmiş kadastro tutanakları,

bunların davalı olmadıkları gerekçesi ile kadastro mahkemesince gönderilmesi

halinde aynı uygulama yapılacaktır. Gürsel Öcal DÖRTGÖZ



ARSA VASFI NASIL KAZANILIR

Tarla vasıflı bir parselin arsa olarak cins değişikliğinin yapılabilmesi için, o

parselin imar uygulamsına girmesi, 18. madde uygulaması sonucu vasfının "Arsa"

olarak gösterilmesi gerekir.



Köy yerleşim alanlarında ise köy yerleşim haritalarında vasfının "Arsa" olarak

gösterilmiş olması lazımdır.

Kadastro çalışmaları sırsaında köy yerleşim alanlarında yazılan "Arsa" vasıfları

teknik anlamda arsa niteliğini taşımaz.

İmar planı bulunmasına rağmen 18. madde uygulaması henüz yapılmamış

alanlarda ise İmar Kanununun 15 ve 16. maddelerine göre talebe bağlı uygulama

yapılarak, tarla vasıflı parselden terkleri yapıldıktan sonra geriye kalan kısım

"Arsa" vasfını kazanır. Gürsel Öcal DÖRTGÖZ

Sayfa 80 of 196
Żlk Önceki Sonraki Son