Yazan
Mesaj

müdürlüklerinde yapılan işlemler nedeniyle vatandaşlarla telefonla görüşülerek,

kanaatlerinin alındığını anlattı.

Demir, işlem yaptıranların yüzde 10'unun arandığını, yaşadıkları hakkında bilgi

alınarak, kayıt altına geçirildiğini kaydetti. Demir, bölge müdürlüklerinde bunu

kurmaya başladıklarını ve ülkeye yaygınlaştırdıklarını ifade etti.

Bakan Demir, 90 kişilik birim oluşturarak, tüm Türkiye'deki tapu sicil müdürlükleri

ve kadastro müdürlüklerinin çalışmalarıyla ilgili çalışanlar ve vatandaşlar

nezdinde, teknik bir anket çalışması yapılacağını bildirdi.

Fiziki mekanları iyileştirdiklerini dile getiren Demir, hedeflerinin 2011 sonuna

kadar tüm tapu sicil ve kadastro müdürlüklerini birinci sınıf mekan haline

dönüştürmek olduğunu anlattı.

Komisyonda tasarı üzerindeki görüşmeler devam ediyor.AA

ergec
Sayın 71excalibur71

16/04/2010 tarihli katılımınızı canı gönülden destekliyorum, genelde
23.04.2010
tekrarladıgım bir husus var, bizler TKGM mensupları olarak lobi oluşturamıyoz.

Öğretmenler, Sağlık Personeli her fırsatta hak talebinde bulunuyor, her platformda

bunu dile getırıyorlar. Bizler napıyoruz, dürüst çalışan zaten işten başını

kaldıramıyor, akşam geç saatler, Ctesi pazar daire, tek düze bir yaşam içindeyiz,

diğer meslekdaşlarımız ise hak aramanın kendilerince aldıkları hakların önüne

geçeceği düşüncesi ile sessiz kalıyorlar.

Söyleyecek o kadar çok şey varki sayfalar ve günler yetmez. Yalnız bildiğim ve

inandığım tek şey MECLİS'e giden ve BÜROKRASİ'de olan herkesin canını bir TKGM

mensubu yakmış olmalı ki, bize karşı büyük bir yanlı ve yanlış yaklaşım var. İşin özü

KİN var. Neyse boşverelim, mevlam neylerse güzel eyler. bakalım hayırlısı olur,

hepimiz için inşallah.

m.satır
2010/7 SAYILI GENELGE ÜZERİNE

Meslektaşlarımızın çoğunluğu Başmüfettişimiz Sayın Gürsel Öcal DÖRTGÖZ’ün
26.04.2010
sahtecilikle ilgili seminerlerini izlemiştir. Nüfus cüzdanlarındaki, mühürlerdeki,

vekaletlerdeki ve diğer belgelerdeki sahteciliklerin nasıl yapıldığı bunlarda hangi

hususlara dikkat edileceğini üstat defalarca anlatmıştır. Vekaletlerdeki resim,

noter mührü, metindeki yazı karakteri farklılığı vb. unsurların incelenmesi

gerektiğine hep dikkat çekmiştir.

Aynı konuları kapsayan ve çeşitli tarihlerde yapılmış olan genelgelerin tek bir

genelgede toplanması, niyet ve amaç açısından bakıldığında yanlış olduğu

söylenemez. Bu yönüyle doğru bir uygulamadır.

Ancak bu Genelgede en çok dikkat çeken ve tedirginlik yaratan husus, Genelgenin

1.maddesinin (g) fıkrasında, bir müdürlükte kullanılan vekaletin, ilgili müdürlükçe

onaylanması suretiyle diğer müdürlüklerce de kullanılabileceğinin belirtilmesidir.

Her müdürlük yaptığı işten kendisi sorumludur. Bu uygulamada ilgili müdürlükçe

vekaletin fotokopisinin onaylanarak gönderileceği tabiidir. Dolayısıyla fotoğraflar

da fotokopi olacaktır. İlk işlemi yapan müdürlük eğer incelemede yeterli

hassasiyeti göstermemiş ise, vekaletin fotokopisi onaylanmış olsa da, bu

vekaletle işlem yapacak müdürlük vekalet üzerinde örneğin fotoğraf ile ilgili gerekli

incelemeyi yapamamış olacaktır.

Buradaki teselli edici husus, bu fıkrada ‘kullanılabilir’ ibaresinin kullanılmış

olmasıdır. Yani inisiyatif müdürlüklere bırakılmıştır. Böyle olmakla beraber,

Genelgede bu ifadenin bulunmasına rağmen bu yetkinin kullanılmaması;

müdürlük üzerinde baskı unsuru oluşturacaktır. Bu yöndeki talepleri karşılamayan

bir müdür, iş sahipleri nezdinde yetki kullanmaktan çekinen kişi olarak

gözükecektir. Bu nedenle Genel Müdürlüğümüzce yeni bir değerlendirme

yapılmasını temenni ederiz.Mehmet SATIR / Selçuk Tapu Sicil Müdürü

Sayfa 72 of 238
Żlk Önceki Sonraki Son