Yazan
Mesaj

ergec
sayın SERAPAKKAYA; kadastro geçiş tarihi önemli dava açmanız için, eğer zilyetlik

şartları kaybolmuşsa dava açmanızın pek bır önemi olmaz, tapu müdürlüğününün
13.04.2010
de dediği gibi elinizdeki senetler sadece mahkemede delil olarak geçerli olursa

olur, başka da bişeye yaramaz, yaniı kadastro geçe tarihini ögrenip bir avukatla

görüşün tapu iptal davası için, size acizane tavsiyem; ölen tapu sahibinin veraset

belgesini çıkarıp, eğer takbis kapsamında ise bulunduğunuz yerdeki müdürlük,

"5831 sayılı Kanunun 8 inci maddesi ile 3402 sayılı Kadasatro Kanununa “Elbirliği

mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi”başlığı ile eklenen Ek 3 üncü maddesi

gereği intikal talebinde bulunun. Bulabildiğiniz mirasçıların kendileri veya

vekaletnamelerini ibraz edin, ulaşamadığınız mirasçılar için müdürlük prosedürü

uygulayacaktır. ıntıkal işlemi yapıldıkdan sonra yıne mevcut ulaştığınız mirasçılar

hisselerini, alacak mırasçıya satış yolu ıle devrederler. Satın alamadığınız

hissedarlar için intikalden sonra bır avukatla görüşüp, onun söyleyecegi şekilde

bir dava açarsınız. Eğer takbis kapsamında değilse müdürlük verasette iştirak

olarak intikal talebi ile bulabildiginiz hissedarlar için pay temliki yolu ile satın alın

hisselerini, bilahere de diğer hissedarlar için yine bir avukatla görüşün, tabi bu

karatugrul
Sayın Üstadlarım;

Bazı tapu işlemlerinde, özellikle yaşlı ve/veya akli melekelerinden şüphelenilen
13.04.2010
(günlük alkol kullanılması nedeniyle geçici ve günlük olarak kısıtlı olabilecekler

hariç), ya da yaşlılığın getirdiği sorunlardan dolayı net cevap alamadığımız, bazen

de yaşı fazla olup, kendi adına kayıtlı taşınmazlarını, özellikle satış işlemi talep

ederek genellikle kendisine bakan bir çocuğuna veya eşine devretmek isteyen

kişilerin tapu işlemlerinde, diğer çocukların ve/veya sağ eşin dava açma

ihtimaline veya hak kaybı olmamasını teminen, bazen ilgililerden sağlık raporu

istiyoruz veya taraflar bizzat kendileri talep ediyor. Ben bu konuda, özellikle

uygulamada bire bir yaşadığım sıkıntılar konusunda üstadlarımızın görüşlerini

almak istiyorum.

1) Sağlık raporuna gönderdiğimiz şahısların gelen raporlarında subjektiflik

olabiliyor. Mesela a hastanesi olumsuz rapor verirken b hastanesi olumlu rapor

verebiliyor, ya da a hastanesi bugün için olumsuz rapor verirken hastalığın

seyrine göre, doğal olarak başka bir gün olumlu rapor verebiliyor. (Mesela bazı

hastalıklarda insanın günü gününe tutmadığı söyleniyor. Diyalize giren hastalar

gibi.)

Benim birinci sorum, özellikle ön başvuru sisteminde, vatandaştan sağlık raporu

istendiğini tarih ve sayısını da belirtmek suretiyle ilgili sütuna yazıyoruz. Cevap

olumsuz gelirse de Müdürlüğümüzce gelen evraktan sayı alarak ve başvurunun ilgili

yerine yazarak da durumu belgeliyor, ilgilisine ve M.K. ilgili (405'di sanırım)

maddesince vesayet makamına bildiriyor ve olumsuz rapora istinaden talep

edilen işlemi gerçekleştirmiyoruz.

Ancak, her ne kadar gelen olumsuz raporu kayda alsak ve gerekli bildirimlerde

bulunsakta, aynı şahıs başka bir gün, aynı veya farklı bir işlem için başvursa ve

yukarıda belirttiğim gibi subjektif nedenlerle (ya da hastalığın seyri nedeniyle

objektif nedenlerle) aynı veya başka bir hastaneden olumlu rapor alsa, ilgili tapu

sicil müdürlüğü işlemi gerçekleştirmek zorunda mıdır?Bu konuda sizlerin görüşleri

nelerdir?

2) Sağlık raporlarının aynı gün geçerli olduğuna dair bilgi doğru mudur? Rapor

bugün alınsa, işlem yarın yapılsa, yapılan işlem hukuksal yönden geçersiz midir?

(Rapor yönünden)

3) Özellikle uygulamada, gerek raporun aynı gün geç saatlerde alınması dolayısıyla

ya da talep edilen işlemin zaman alıcı işlem olması dolayısıyla raporun alınışı ile

işlemin tamamlanması arasında gün farkı olabiliyor. Bu durumda vatandaşı işlemin

yapılacağı gün tekrar rapora göndermek gerekir mi? Yoksa o eski tarihli (bir gün

Sayfa 69 of 238
Żlk Önceki Sonraki Son