Yazan
Mesaj

m.satır
TAPU GÜNLÜĞÜNDEN-1

Yabancı bir ülkenin noterinin verdiği vekalet o ülkedeki Büyükelçiliğimizce (imza
02.12.2010
ve mühüre şamil olmak üzere) onanmış, Türkiye'de yapılan tercümesinde ise

vekaletin tarih ve sayısının olmadığı tespit edilince ilgilisinden bu eksikliğin

giderilmesini istedik.

Vekil eksikliği önce kabul etmesine rağmen, daha sonra yanında bir kişi ile tekrar

geldi. Yanında gelen kişinin önce avukat olduğunu sandık. Fakat sonradan emekli

öğretmen olduğunu, çalıştığı dönemde idarecilik yaptığından bahsetti.

Konuşmaları üst perdedendi. Konunun özünden uzaklaşılıp, afaki yaklaşımlar

sergilenmeye başlanınca işlemle ilgili red kararı verdik.

Vekilin yakını statüsü ( ! ) ile hareket eden kişi, hukuken bu işin peşini

bırakmayacağını; ilk olarak Kaymakamlığa gideceğini söyledi. Biz red kararına itiraz

edilecek merciin Bölge Müdürlüğü olduğunu, ret kararında da bu hususun

belirtildiğini söylememize rağmen, Medeni Kanun ve Tapu Sicil Tüzüğünde

tanımlanmış süreç onun açısından önemli değildi ve kestirmeden sonuç almak

düşüncesi taşıyordu.

Kişinin sergilediği tutum bana Sönmez Karakurt’un bir karikatürünü hatırlattı.

Futbol maçında takım mağlup, antrenör oyuncu değişikliği yapacak. Yeni girecek

oyuncu hopluyor zıplıyor yerinde duramıyor. Sanki oyuna girince sonucu birden

değiştirecek gibi bir hava içinde.

Kişileri ve kurumları hizaya getirme heveslisi olan insanlar her zaman mevcut

olmuştur. İşlemlerdeki sürece saygıları yoktur. Konuları şikayet ederek çözmek

gibi kestirmeci yollara yönelirler. Çünkü kendisinden korkulan ve çekinilen bir kişi

olmanın, toplumda kullanılabilir bir statü oluşturduğunu görmüşlerdir.

Halbuki olması gereken, herkesin hukuki sürecin işlemesine razı olması, her

konunun kendi sisteminin gerektirdiği süreçler içinde çözüleceğine

inanmasıdır.Mehmet SATIR / Selçuk Tapu Sicil Müdürü

Sayfa 127 of 238
Żlk Önceki Sonraki Son