Yazan
Mesaj

gurseldortgoz
ASLİYE VE SULH MAHKEMESİ KARARLARININ İNFAZI

Asliye ve sulh mahkemesi kararlarının tapu sicilinde infazı için davanın
02.09.2010
taraflarından birisinin gelerek, tapu dairesinden istemde bulunması gerekir. İstem

tapu dairesince tescil istem belgesine yazılır ve istemde bulunana imzalatılır.

Kararın infazı ancak bundan sonra yapılabilir. Asliye ve sulh mahkemesi

kararlarını bu şekilde bir istem olmadan tapu dairesinin resen (kendiliğinden) infaz

etme imkanı yoktur.

Ancak Hazine gibi harca tabi olmayan resmi kurumlar bu istemi yazılı şekilde de

yapabilirler. Bu halde tescil istem belgesi rüzenlenmeden kurumun resmi yazısı

yevmiyeye alınarak infaz yapılabilir. Böyle hallerde kurum temsilcisinin tapu

dairesine kadar gelmesine gerek yoktur. Ancak kurum adına imzalanan yazının

kurum temsilcisince imzalanmış olması aranmalıdır. Gürsel Öcal DÖRTGÖZ

TAPU TESCİLİNDEN SONRA SÖZLEŞMEDEN CAYMA OLAMAZ

Medeni Kanuna göre, menkullerin mülkiyeti zilyetlik devri ile gayrimenkullerin

mülkiyeti ise tapuya tescil ile alıcıya geçmektedir. Satış bir gayrimenkul satışı

olduğuna göre tapuya tescil ile mülkiyet alıcıya geçmiştir. Bu aşamadan sonra

sözleşmeden cayma olamaz. Uğradığınız bir zarar varsa zararın tazmini yönünde

dava açabilirsiniz.

Ancak karşı tarafta kabul ediyorsa tapu dairesine gelerek trampa yapma imkanı

vardır. Onların üzerindeki daire ile size geçmiş olan daireyi tapuda

imzalayacağınız bir akit ile karşılıklı değiştirmenizde bir sakınca yoktur. Gürsel Öcal

m.satır
MÜDÜR (!)

Bir kısım siyasetçilerin veya toplumda kendilerinin önemli yer sahibi olduklarını
05.09.2010
hissettirmek isteyenlerin, konumlarının farkına varmadıklarını düşündükleri kamu

görevlisi muhataplarını kendi öngördükleri ve istedikleri bir hizada ve seviyede

tutmak ve bu durumlarını bilmelerini ve unutmamalarını sağlamak, taleplerinin

karşılanması esnasında kendi anlayışlarına göre, gereksiz engeller çıkarıldığını

farz ettikleri hallerde (!) kullandıkları bir ifade şeklidir “MÜDÜR” hitabı.

Bu konuda “müdür” hitabını örnek göstermemin sebebi, bunu kullananların belli

bir kıvam ve seviyedeki görevliye bunu söylerlerse kendileri için tatmin edici bir

anlam ifade ettiğini düşünmelerinden kaynaklanmaktadır.

Halbuki “Müdür Bey” demek veya ismiyle “Mehmet Bey”, “Ahmet Bey” şeklinde

hitap etmek bunu söyleyen pozisyon sahiplerini küçültmez. Diğer hitap şeklinin

büyütmediği gibi. Söyleyene ve söyleyiş tarzına göre değişmekle beraber sadece

Mehmet ve Ahmet demenin bile içinde bir sıcaklık barındırdığı başlıktaki hitap

şekli kadar rahatsız etmediği düşünülebilir.

Biz, kamu kurumlarındaki üst mercii konumdaki pozisyonlara sahip bürokratların

bu tarz hitap şekillerine prim vermeyeceklerini düşünüyoruz. Çünkü astlık üstlük

bir sistem gereğidir. Bir pozisyona sahip olmak her şeyin sahibi olmak değildir.

Ayrıca bizim kültürümüzde büyüklük taslamak aslında küçüklük olarak görülür.

“Zaaf gururun madenidir” sözü kendini yeterli görmeyenlerin açıklarını gizlemek

için gurur ve kibire yöneldiklerini ifade eden güzel bir sözdür.

Niyazi mısri’nin bir beyitiyle bu konuyu tamamlayalım:

“Ben sanırdım alem içre bana hiç yar (dost) kalmadı

Ben beni terkeyledim gördüm ki ağyar (düşman) kalmadı”Mehmet SATIR / Selçuk

Tapu Sicil Müdürü

Sayfa 112 of 238
Żlk Önceki Sonraki Son