Yazan
Mesaj

nirengi
Sayın üstadlarım öncelikle teşekkür ediyorum böyle bir zemin oluşturduğunuz için

ısrarımdan dolayı özür dilerim içinden çıkılmaz bir haldeyiz bir yandan tapu kaydı
30.10.2011
diğer yandan vergi kaydı ve bunları dikkate alıp alamayacağımız sorusudur. Her iki

kayıtın daha önce uygulanmış olması aynı zamanda her iki kayıdında çalışma

yaptığımız bölgeyi kapsamış olması soru işaretleri oluşturdu.

Biz 5831 sayılı Kanuna göre kadastro çalışmalarını yürüttüğümüz bir birimde

vatandaş tarafından bir tapu kaydı sunulması üzerine yaptığımız araştırma sonucu

sunulan tapu kaydı osmanlıcadan gelmekte olup 1956 yılında var olan maliklerin

ölümü sonucu intikal ve satış işlemi yapılmak suretiyle işlem görüyor. Ana kayıtta

3 hisse kalmış ve diğer iki hissede intikale tabi tutulmuştur.

Birimde 1976 yılında 766 sayılı Tapulama Kanununa göre yapılan çalışmada bu

kayıt uygulanmıştır. (Ancak zabıt defterinde yaptığımız incelemede bu kayıtın

herhangi bir revizyona uğramadığını tespit ettik) Kaydın yüzölçümü 64 dönümdür.

Uygulanan parselde aynı zamanda 1937 yılı vergi kaydına göre 3500 dönümlük bir

kayıtta bu parsele ait olduğu belirtilmiş ve bu parsel 399 dönüm olarak tescil

edilmiştir.

Tapu kaydı doğusu ve batısı dere okumakta olup bu dereler halen zeminde

mevcuttur. Kuzey hududunda komşu köyde olan bir mevkii okumaktadır. Güney

hududunda çalışmış olduğumuz köyün içerisinde bulunan bir mevkii okuyor. Kaydın

okuduğu alan yaklaşık 4000 dönümü tekamül etmektedir. 4000 dönümlük bu alan

içerisindeki kullanımlar tapu kaydındaki maliklerin mirasçıları olduğu ancak bazı

mirasçılarının bu taşınmazlarda hakkı olduğu halde fiili kullanıcılar tarafından

araziye girmelerine izin verilmediği tapudaki mirasçılarının kendilerine ait yerin

neresi olduğunu tam ve kesin olarak bilmedikleri gibi sorunlarla karşılaşmaktayız.

Aynı zamanda fiili kullanıcıların bile kendi aralarında sınır sorunları olduğu. Tapu

kaydında hissesi olupta zeminde herhangi bir yeri gösteremeyen kişilerin haklarını

muhtar ve bilirkişilere sormamız sonucu bilirkişilerin bunların burada hakları

olduğunu ancak kullananlar tarafından taşınmaza girmelerine izin vermediklerini

beyan ettikleri;

1- 766 sayılı Kanuna göre tescil edilmiş parselle uygulanan bu kayıdı biz tekrar

jeodezi06
Merhaba sayın üstadlarım;

Görev yaptığım yerde karşılaşmış olduğum bir sorunla ilgili değerli görüşlerinize
04.11.2011
ihtiyacım var:

22a çalışmaları neticesinde "A" köyünde "ham toprak" vasfı ile Maliye Hazinesi

adına kayıtlı bir taşınmaz, yenileme çalışmaları neticesinde "B" köyüne "harman

yeri" vasfı ile kesin askı sonucu kesinleşmiş.

Bu köylere ait tapuya devir gerçekleşmiş ancak Tapu Müdürlüğünce tescil işlemi

henüz tamamlanmamış. Milli Emlak tarafından hazine adına kayıtlı bu parselin

satışı yapılacağın kurumumuzdan koordine özetli kroki istenmesi sonucu yapılan

araştırmada bu sorun ortaya çıkıyor. İçinden çıkılması zor olan bu durum karşısında

nasıl bir yol izlememiz gerekmektedir?

Görüşleriniz için teşekkür eder, saygılarımı sunarım.

nevzatsari
jeodezi06 dikkatine

Olayınız tam olarak anlaşılmamakla birlikte olayınızda (mükerrer kadastro) çifte
11.11.2011
tapu durumu söz konusu. Burada eski ve doğru temele dayanan tapu kaydına

itibar edilmeli ve diğer tapu kaydının iptali sağlanmalırıdr. Bu konuyla ilgili olarak

sitede bulunan makaleleri okumanızı öneririz. Nevzat İ. SARI - Müfettiş Yrd.

Sayfa 147 of 231
Żlk Önceki Sonraki Son